Programlama
Java
OS
GNU/Linux
Web Tasarım
JavaScript
Programlama
C++
Network
LAN
Programlama
C - Assembly
Network
Wireless
Programlama
J2EE
C - ANSI
Veritabanı
SQL
Programlama
Oyun Programlama
Teknikler
Flax
IRC
Programlama
Delphi
Teknikler
Donanım
Web Tasarım
ASP / ASP.NET
Perl
Teknikler
Adım Adım
Tasarım
Web Tasarım
ASP.NET
XML
PHP
CADD
GIS
Teknikler
Yazılım
Kriptoloji
Programlama
C#
OS
Symbian
Programlama
Matlab
Web Tasarım
(X)HTML






 
 
 
 
 
 
 
 





Hakkı Öcal - İnternet bitiyor mu?
(Temmuz 2005 - Profilo alışveriş merkezi)
Video & Ses kayıtlarına ve resimlere ulaşmak için tıklayın


BİLİŞİM-ODTÜ 2005 ANKARA FUARI
mutasyon.net etkinliği


Workcube Mutasyon.net'i destekliyor.


Mutasyon.Net bir INETA üyesidir.


Mutasyon.Net SAGUAR'ı destekliyor.


bilişim, müzik, hayat | eski dost düşman olmaz, beni seven pişman olmaz



Font deyip geçmeyeceksin
Hakkı ÖCAL
YazdırYazara ileti gönder




      Bazı insanlar kelebek, bazıları pul, bazıları antika otomobil, bazıları da font biriktirir.. Arada bir açar açar bakarsın Fon dizinine.. Rafların font kitapları ile doludur. Eskiden bunlara font denmezdi bilgisayar yokken. (Hatırlamazsın ama bir zamanlar bilgisayar yoktu; karanlık çağlardı onlar. Doğal gaz da yoktu; kömür alır sobada yakardık! O zamanlar font'a "hurufat" denirdi. Harf kelimesinin çoğulu!

      Eskiden dizgi denen şey vardı.. Kurşun veya şimşir ağacından oyma harfler vardı; onları sırayla yanyana dizerdin üzerine mürekkep sürüp kağıda basardın. Bu baskı işini yapan makinaya baskı makinası veya rotatif denirdi.

      O zaman ünlü matbaacılar, Evliyagiller, Mazhar Apa, Sedat Simavi, ve daha niceleri gider Avrupa'dan, Amerika'dan "hurufat" alırlardı. Hatta Sedat Bey Hürriyet'i çıkartacağı zaman İtalya'da özel şimşir hurufat yaptırmıştı.

      Şimdi bu iş elektronik ortama aktarıldı. 1980'lerde ilk PC ile birlikte Türkçe harf meselesi de başladı. Ben ilk Türkçe harflerimi, CP/M diliyle PET bilgisayarı için yazmıştım!

      Sonra DOS ortamında Paintbrush programı, çizdiğin şekilleri font dosyası olarak saklama yöntemi getirdi ve böylece PC için kolayca bitmap font yapabilir olduk!

      Sonra bir Kıbrıs göçmeni bir Rum'un Teksas'ta kurduğu bir firma Macintosh'ta çalışan ve her iki ortam için de font üretimini sağlayan program çıkarttı: Fontographer.

      Fotographer büyüdü, PC sürümü çıktı ve Macromedia tarafından satın alındı ve her küçük mamül gibi büyük mamüllerin arasında kaynadı gitti; güncellenmedi..

      Şimdilerde onun yerini FontLab almış görünüyor: http://www.fontlab.com

      (FontLab kendi programının yanı sıra Fontographer için de gücelleme çıkartıyor ve hatta Macromedia ürünü olan programı satıyor. Ne sebeple ve ne gibi bir hukuksal çerçevede yapıyor bunu anlamadım!)

      Böyle bir Font imal programı (veya teknik adıyla font editörü) ile çalışırken, hangi harfin hangi "yere" gelmesi gerektiği hakkında endişeye gerek yoktur. Çünkü programa "bana boş bir font dosyası aç!" dediğiniz zaman size otomatik olarak bir Unicode font dosyası açacaktır ki 65 bin karakterin nereye denk geleceği orada gösterilmiştir.

      Bu bizi Unicode konferansı meselesine getiriyor.

      Bir zamanlar, IBM mühendisleri bilgisayarı icad ederken ellerinde bulunan Remington marka bir daktilonun harflerini aynen almışlar ve karakter oluşturan çip'te boş kalan yerleri de akıllarına gelen işaretlerle doldurmuşlardı. Bu ilk 256 karakterlik set, böylece standart haline geldi ve adına ANSI Character Set denildi. Bu konuda daha geniş bilgi MS'in Tipografi sitesinde var : http://www.microsoft.com/typography/unicode/cscp.htm

      Bu dizinin yetersizliği anlaşılınca ve önce Macintosh sonra Windows ve ardından da Sun Unix, çip'te gömülü karakterlerler yerine yazılım-tabanlı font kullanmayı standart haline getirince, ortaya daha çok karakter içeren font dosyaları çıktı.

      Adobe Postscript dili ile, HP de PCL dili ile font'u yazıcının parçası haline getirdiler. Bu, bilgisayara gömülü 256 karakterlik çip yerine daha çok karakter içeren çip imkanı sağlıyordu (hatta kaset değiştirerek yazıcıya yeni font ilave edilebiliyordu) ama yine de yazılım-tabanlı font daha çok imkan verecek gibi görünüyordu.

      Mart 1992'de yapılan İkinci Atolye Çalışması diye bilinen toplantıya Word Perfect firmasına adına katıldım ve Türkçe karakterlerin ilk unicode kitabına girmesi için çaba gösterdim. 1993 konferansına da WordPerfect adına gittim ama orada Türkiye temsilcisi koltuğuna oturdum! Yumuşak G'nin listeye girmesi bu toplantıda sağlandı. Yumuşak G'nin sponsor'u olarak önergeyi imzalamak naçizane benim üzerime düşmüştü!!! (Rahmetli Özal'a son gezisi için Orta Asya'ya gideceği gün konferansın bittiğine ve Türkçe tüm harflerin Unicode standardına girdiğini kendisine BBNet ile bildirdim ve bana "Desene yumuşak ge artık senin oldu!" diye cevap vermişti. (O mesajda kendisine DOS 5'in çıktığını ve o sırada bizde olan ve gelecek hafta Türkiye'ye dönecek olan Cengiz Çandar ile kendisine göndereceğimi bildirdim. Ama Cengiz'e bu DOS'u Özal'ın bilgisayarına kurmak nasip olmadı.)

      Unicode tarihi hakkında şurada güzel bilgiler var : http://en.wikipedia.org/wiki/Unicode

      Ayrıca şuraya da bakabilirsiniz : http://www.unicodeconference.org/

      Eskiden, çoook eskiden bir font'a bir harf koyduğunuz zaman bu harfin yerini belirten kontrol kodunu klavye programına girmeniz gerekirdi.

      Bunu yapan çeşitli programlar vardı. WordPerfect 7.0 ile "soft keyboard" diye bir şey gündeme gelmişti. Sırf WP için klavyenizi istediğiniz gibi değiştirebiliyordunuz. Bunun için WP'ye bir makro yazmış ve bunu sol ALT ile sol Shift tuşlarına bağlamıştım. WP bunu 7.1'e koydu.

      WP, kklavye konusunda Microsoft ile de çok işbirliği yapıyordu o zamanlar; bugünkü Windows'da klavye değiştirme konbinasyonunun varsayılan değerinin aynı olması bana hep MS'in bunu WP'den alıp almadığını düşündürür.. (Eğer tesadüf ise, tesadüfün böylesi görülmemiştir!)

      Bugün eğer font imalatçısı 65 bin harfin Unicode değerlerini değiştirmez ise, Windows da, MAC-OS de Linux da bu harfleri standart yerlerinde kullanacaktır. Tabii "standart yer" dediğimiz zaman Türkiye'nin standart klavyesi olan F klavyeyi kastetiğimi anlamışsınızdır. Yoksa bir takım musevi ithalatçılarla onların Hong Kong'daki imalatçı ve Türkiye'deki perakendeci kuklalarının uydurduğu Q klavyeyi kastetmiyorum. (Q klavye kullanan herkesi ayıplıyorum! Q klavye kullanan kişiler miletlerinin kültürüne yaptıkları bu yanlış işten dolayı bir kere daha düşünmelidirler..)

      Benim en kötü bilgisayarımda bile en az 300 ayrı font dosyası bulunur. Toplam fontlarımın sayısı son sayımda 21,314 olarak görünüyor!

NOT: Dr.Hakkı Öcal'ın bütün yazıları için lütfen şu adrese bakınız: Tıklayınız..




Anahtar: -
Bölüm: Tasarım
Düzey:
Tarih: 9.3.2006
Yazar: Hakkı ÖCAL
E-mail: hocal [at] mutasyon.net


  • Yazara ileti gönder
  • Yazara ait tüm makaleler
  • Tüm Tasarım makaleleri

    Tasarım bölümünde yer alan son 5 makale

  • Optimizer
  • Taranmış Resime Ayarlar
  • Tüm Yönleriyle Animasyon
  • ŞipŞak Screen
  • HTML Programlama HTA [1]

  • Yazar :Hakkı ÖCAL
    Adınız :
    E-Posta :
    iletiniz :
     



    Sayfa Başı


    mutasyon.net DERSLER MAKALELER KİTAPLAR SORU - CEVAP HAKKI ÖCAL KÖŞESİ ARAMA
    NECİP FAZIL HABERLER DOWNLOAD ZİYARETÇİ DEFTERİ YAZARLAR BASINDA BİZ
    BİZE KATILIN GİZLİLİK ŞARTLARI MİSYONUMUZ ÜYELİK
    mutasyon.net Workcube sunucularını tercih ediyor.