Kültür Anasayfa Editörden Makaleler Bölümler Görüşleriniz Görüşleriniz



 
 
 
 
 
 



Terör Çözümü Olarak Kitlesel Eğitim

Terörle ve çözümleriyle ilgili yaklaşımlar

Terör lügat anlamıyla yıldırma, tedhiş, korkutma ve anarşi olarak ifade edilir. Bir çok dinde ve inanışta ahir zamanda terör ve anarşinin yaygınlaşacağına dikkat çekilmekteydi ve bizde bu gün terörle karşı karşıyayız. Burada çözüm arayışları içindeyiz. Gene aynı kaynaklardan anlıyoruz ki bu durumun çaresi eğitimdir, bilimdir, bilgidir, bilinçlendirmedir.

Konuyu iki yönüyle ele almak gerekir. Ferdi bazda ve sosyal bazda. İlk terör düşüncesi bireylerin beyninde, düşüncesinde, yaklaşımında başlar, ama sonuçlar sosyal toplumlarda, akımlarda, eylemlerde görülür. Tabiat ve fıtrat dikkate alınmadan ortaya atılan hayat felsefeleri zamanla terör hareketlerinin tarlaları halini alıyor. Günümüzde toplumların yüz karası sayılan; sefiller, şerliler, anarşistler, ayyaşlar, morfinman ve esrarkeşler.. dün terbiyelerinde ihmal gösterilen, ciddi bir eğitim aldırılmayan çocuklardır. Bu günkü duruma bakarak yarın milletleri ne gibi anarşinin ve terörün beklediğini tahmin etmek zor olmaz.

Cumhuriyet idareleri yüksek ve emniyetli bir idâre şekli olmasının yanında, fevkalâde nâzik bir sistemdir. Bünyesinde anarşi ve terörün yeşermesine müsaittir. Bu yönüyle Cumhuriyetin korunabilmesi eğitime verilecek önemle doğrudan ilgilidir.

Bu gün, devletlere ve milletlere bakıldığında hiç birinin üzerine düşeni yapmadığını görmekteyiz. İnsanlar, ahlâksızlığın hemen her çeşidini yapmakta, devletlerde buna kayıtsız kalmaktalar. Hatta daha da ileri giderek ahlaksızlığı ve kötülüğü korumaya yönelik kanunlar yapmaktalar. Ahlaksızlıkları, kötülükleri ve aile temellerini sarsan tehlikeleri engellemek devletlerin görevi iken sorumluluklarını yerine getirmiyor böylelikle de terörizmin yeşermesine ortam hazırlıyor gençliğin zamanla bu bataklıklara düşmesine sebep oluyorlar. Devlet eliyle çözülmeyen sosyal problemler zamanla ferdi çözüm arayışlarıyla beraberinde terör ve şiddeti getirmektedir. Sokağa çıkan insanlar kafasına göre ceza tatbik etmeye kalkıyor ve toplumlarda düzen yerine anarşi hakim oluyor.

Toplumların basın ve yayın organları gösterdikleri tavır ve yaklaşımlarla nesilleri kimliksizleştirirler ve oluşturdukları boşluklarla anarşi ve teröre davetiye çıkarırlar. Bu durumun sadece eğitimle telafisi oldukça zordur. Birbirinin kurdu haline gelen insanlar ancak kitlesel bir eğitim sistemi ile düzeltilebilir ve normale çevrilebilirler. Bu açıdan basın ve yayın organları önemli bir vazife taşımaktadırlar.

Terör yani yıkmak, bozmak kolaydır. Tamir etmek, düzeltmek zordur. Bu yönüyle teröre eğitimle çözüm bulmak ve ısrarla açık kapı bırakmamak milletlerin geleceklerini emniyet altına almaları açısından son derece önemlidir. Terörün öldürdüğü, zayıflattığı kesimlere sürekli ilimle ve eğitimle yaklaşılması zamanla kopmaların, başkaldırıların önüne geçilmesini sağlar.

Tabii ve doğal hadiseler fizik ve madde kanunlarına tabii iken insanlar arasındaki sosyal ilişkiler daha çok insani akılla, iradeyle şekillenir. Toplumsal düzen ve huzur geleceğe ümitle bakmayı sağlar, karışıklık ve terör ortamı da huzursuzluk ve ümitsizliği beraberinde getirir.

Terörle amacına ulaşmak isteyenler ellerindeki terör alternatiflerini daima muhafaza etmişler ve edeceklerdir. Her geçen gün bir yeni versiyonuyla roller değiştiriliyor. Gelmiş geçmiş en tehlikeli terör akımı "MEZHEP" yaklaşımlarıyla oynanarak yapılanlarıdır. Gelecekte de mezhepler üzerine kurulacak bir terör yaklaşımı insanlık huzuru acısından en ciddi tehdittir. Milletlerin özellikle bu konuya duyarlı olmaları ve şimdiden önlemini almaları gerekmektedir.

Sırp ve Boşnak problemleri, ekonomik, siyasî, kültürel emperyalizme maruz kalan Kuzey Afrika ülkeleri, Orta Doğu ve bir türlü durmak bilmeyen anarşik hadiseler, bütün bunlar uluslar arası ve devletlerce bilinçli olarak yapılan terörün sonuçlarıdır. "yeni dünya düzeni" denilerek dünya sahnesine konulan yaklaşımlar şimdilerde can çekmeye başlamış ve bu fikri ileri süren devletler oyunlarının altında kalarak çıkış yolları aramaya başlamışlardır. Emperyalist düşüncelere dayanan, asimilasyon faaliyetleri dünyayı karıştırmış bütün dengeleri altüst etmiştir.

Çeşitli kültürlere, örf ve adetlere, değişik milliyetlere sahip bir toplum yapımız var. Farklı inanışlar, mezhepler mozaik yapımızı oluşturmaktadır. Biz milletçe eğitimin değerini bilen, bilginin yitik malı olduğuna inanan ve bulduğu yerde onu alan insanlarız. Geçmişte milletçe yükselişimizin ilimle, eğitimle olduğunu bilen, gerilediğimiz ve alçaldığımız zamanlarda da esas sebebin eğitimsizlikten ilimsizlikten kaynaklandığını bilenleriz. Yıkanlarında bizi eğitimle ve terörle yıktığına şahit olanlarız. Bütün bunlar teröründe ancak ve ancak eğitimle çözülebileceğini anlamamız için bize yetiyor. Biz buna inanıyor ve bunun içinde uluslar arası barışa, huzura hizmet için vatanımızdan, milletimizden binlerce kilometre uzaklarda bu uğurda çalışıyoruz.

Terör konusunda gözden kaçırılmaması gereken konulardan biriside şu. Terörün zannedildiği kadar ekonomik gelişmişlikle ilgisi yok maalesef. Çünkü günümüzde en büyük terör olayları gelişmesini tamamlamış devletlerde göze çarpıyor. İntihar olayları ve ferdi cinayetler gelişmemiş ülkelerde daha az. Buradan şunu anlıyoruz. Terör konusunda gelişmiş ülkelerin ciddi açıkları ve yanlışları var. Bu açıdan terör konusunda sınıfta kalmışlar ve bütün insanlığa sunabilecekleri bir çözüm paketleri maalesef mevcut değil.

Dünyada bir çok millet terörün ne olduğunu artık daha iyi biliyor. Binlerce on binlerce insanını kaybetmiş milletler terörün yıkıcılığını ve eğitimin değerini en iyi bilenlerdir. Son yüz yıl içinde gerçekleşen terör eylemleri savaşlarla yarışır vaziyette bütün insanlığın huzurunu ve hukukunu bozar mahiyettedir. Bilgiye sahip olması gerekenler bilgiden uzaklaşmış, bilgiyi kötü amaçlarına kullananlarda insanlığı top yekun felaketlere gark etmişlerdir.

Bilgi iki yönüyle sonuç verir. İyi insanların elinde insanlığa hizmet ederken kötü insanların elinde de dünyayı cehenneme çevirmek için bir araç oluyor. Amerika'daki ikiz kulelerin yıkılmasına sebep olanlarla uluslar arası diyalog arayışı için kilometrelerde uzaklarda eğitim faaliyeti gösterenler arasında bilgiye yaklaşım açısından çok farklar vardır.

Kafkas ve Orta Asya devletleri de birden fazla ırka, dine, milliyete ve kültüre sahip insanlardan oluşuyor. Bu durum eğitimin zayıf olduğu bir ortamda potansiyel terör unsurlarıyken, eğitilmiş bir toplum açısından da kültür çokluğu, milli değerlerin renkliliği olarak anlam bulur.

Bütün terör eylemlerinin altında ki en önemli unsurlardan birisi eğitimsiz liderler ve yöneticilerdir. Akılcı çözümler üretemeyen, ferasetsiz ve tutarsız yöneticiler terörün ilk davetçileridir. Hukuki ve meşru yollarla çözülemeyen problemler zamanla terörün yeşermesine zemin hazırlayan faktörler haline gelirler.

Sizler malum bir çok istatistiksel veriyi ve tabloyu diğer sunumlarda bulacağınızı düşündüğümden ben çözüm olabilecek alternatifler üzerinde duracağım. Diğer sunumlarda da dikkat çekilmeye çalışılan ve öneminden bolca bahsedilen eğitim. Esas üzerinde düşünülmesi gereken en önemli noktalardan birisi, nasıl bir eğitim. Sadece okullarda yada eğitim kurumlarında yapılan eğitim yeterlimidir. Terörün, anarşinin kesin çözüme ulaşabilmesi için eğitimin daha başka çeşitleri üzerinde düşünülmeli ve yeni projeler üretilmelidir.

Teröre çözüm olabilecek fikirlerden birisi şudur. Dünyada terörün en az olduğu zamanlara gidilmeli, o günün şartları, dengeleri, değerleri ferdi bazda ve sosyal bazda incelenmeli ve bu gün eksiğimiz olan konular tespit edilerek telafi edilmelidir. Genel olarak sosyal dengeler yeniden ele alınmalıdır.

İlk emri, ilk kelimesi "Oku" olan bir dine mensup olmakla büyük bir kazanç içindeyiz. Başka hiçbir din ve hiçbir inanç eğitime, ilme bu derece yakın ilgi göstermiyor. 600 yıldan fazla dünya dengesi olmuş, ilmiyle ve irfanıyla dünyaya yön vermiş, bir çok milleti huzurla ve güvenle bünyesinde barındırmış bir ecdada sahip olmakla ihtiyacımız olan tecrübeleri ve terkipleri kendi değerlerimizde bulabiliyoruz. Bir zamanlar bir avuç askerle kontrol edilip yönetilebilen Ortadoğu şimdilerde bütün dünyanın acizlikle izlediği ve bir türlü çözemediği problemler diyarı haline gelmiştir. Bu gün insanlığın ihtiyaç duyduğu çözümler aslında bizim değerlerimiz arasında en berrak haliyle mevcuttur.

Son terör olaylarından dolayı İslam üzeride yoğunlaşan bir ilgi oluştu. Bu yönüyle İslam dininin şu yaklaşımları İslam'ı anlamamız ve anlatmamız açısından önemlidir. "Kim, (haksız olarak) birini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur" (Maide-32) "İnsanlara karşı işlenen günahlardan ilk hesap verilecek olanı insan öldürmesidir." "İlim olan yerde Müslümanlık vardır. İlim olmayan yerde Müslümanlık kalmaz" Bu cümleler İslam'a bakışımızı yeterince netleştirmektedir. Bu ifadelerle kendini anlatan bir dini hiçbir akıl ve hiçbir mantıkla terörle ilişkilendirmek mümkün değildir.

Sonuç olarak denebilir ki, hiçbir polis ve hiçbir asker gücüyle terör problemi çözülemez. Her insanın içinde var olan vicdanın harekete geçirilmesi gerekir. Bunu en kolay sağlayan inanç sistemleridir, dinlerdir. Eğitim öğretim müfredatlarında gerekli düzenlemeler yapılarak her insanın içine vicdanını bekçi gibi koymalı ve kesin çözüme ulaşılmalıdır. Fertleri bir bir ele almayan hiçbir çözüm sonuç alamaz. Koruyucu vicdana sahip olmayan hiçbir fert kanunla, kuralla yada korkuyla düzelmez belki sadece siner. Bu gibi insanlar zaman, mekan ve ortam uygun hale geldiğinde fıtratının gereği olarak içlerindeki anarşiyi sergileyeceklerdir.

sbuber@mutasyon.net




mutasyon.NET'e reklam verebilirsiniz. İrtibat için editörlüğe mail atınız.
mutasyon.net EDİTÖRDEN MAKALELER BÖLÜMLER GÖRÜŞLERİNİZ ÜYELİK NECİP FAZIL
MİSYONUMUZ KÜNYE BİZE KATILIN GİZLİLİK ŞARTLARI ZİYARETÇİ DEFTERİ