|
Hitler..
Hitler'in son emri, müttefiklerin bombalarından kurtulmak için metro
şebekesine sığınan 300,000 kişinin, şebekeye su verilmek suretiyle boğularak
öldürülmeleri oldu. Zira o "üstün insanlar", esirlik gibi aşağılayıcı
bir durumla karşılaşmamalıydılar. Neyse ki Hitler'in kafayı oynattığının
geç te olsa farkına varan generaller bu emri uygulamadılar. Böylelikle
insanlar bir kez daha deli birinin şerrinden kurtulmuş oldular.
Peki ya emir uygulansaydı? Hitler'in etrafında onu tanrı gibi gören adamları
çoğunlukta olsaydı? O zaman insanlar kendi istekleriyle kurdukları bir
düzenin başına yine kendi istekleriyle başlarına getirdikleri bir adamın
elleriyle öldürülmüş olacaklardı. Bu da akla şu soruyu getiriyor; İnsanlar
yönetme ve geleceklerine karar verme haklarını başkalarına vermeliler
mi, verirlerse ne biçimde vermeliler?
Beraber yaşamanın getirdiği düzen, korunma gibi ilkeler ile devlet kavramı
vazgeçilmez bir hale geldi.Öyle ki monarşi, feodalizm gibi normal vatandaşı
adamdan saymayan sistemler; Firavunlar, Torquemada, Caligula gibi acımasız
yöneticilere rağmen modern dünya hiçbir zaman devletten vazgeçmedi. Yavaş
yavaş insanlar da yukarıdaki soruyu sorarak uyanışa geçtiler ve yönetimde
istedikleri değişiklikleri yapmaya çalıştılar.
Toplum devletten istedikleri şeylerin çoğunu elde etti ve önemli değişiklikler
yapmayı başardı. Ama hiçbir zaman yönetim hakkını başkasına devretmekten
kurtaramadı kendisini. Eskiden bir kişide veya grupta bu hak toplanırken
şimdi genişçe gruplar yönetim işini üstlendiler. Bulabildiğimiz en iyi
çözüm yolu olarak biz bu adamları seçtik, çünkü bu adamlar bizim için
düzenlemeler yapacak, sorunlarımızı çözecek ve bizi refaha ulaştıracaklardı.
Bu bağlamda ülkemizi değerlendirelim. İlk olarak gözümüze çarpan şey
devletin halkın isteklerini karşılamada son derece yetersiz oluşu. Devletin
başarısı olarak lanse edilen çoğu durumun manipülasyondan ibaret olduğunu
anlıyoruz artık. Medyanın uydurma ve şişirme çabalarına sokaktaki ilkokul
mezunu vatandaşım bile zor inanıyor .
Devlet kavramı, büyük oranda da itibar yitirmiş durumda. Eskiden Meclis'i
ziyaret eden bir vatandaş Hacc'a gitmiş gibi memnun olurken şimdi Meclis'in
tavanına çiğ köfte yapıştırılan, -Meclis TV sağolsun- koca koca adamların
laf atıştığı, koltuklarının herbirinin bizim cebimizden ödenen milyarlarca
liraya malolan, o koltukların üstüne oturan adamların da 250,000 TL'ye
lüks yemekler (Meclis lokantasında) yeyip emekliliklerinde milyarı aşan
maaş aldıkları bir yer olduğunu öğrendik. Ayrıca bir kısmının aldıkları
maaşın yanısıra bazı işlerde aracılık yapıp trilyonları götürdüğünü öğrendik.
Bizi refaha kavuşturmak görevleri vardı. Senelerdir ekonomide düzelmeler
olduğunu, devletin bu görevi bihakkın yerine getirdiğini okuduk. Ama şu
anki halimizi anlatmaya gerek yok.
Bu adamları seçtik, çünkü hayatımızı kolaylaştırmalıydı bu adamlar. Ancak
bürokrasi denen şeyi bütün hizmetlerin ortasına oturttular. Hergün bizi
canımızdan bezdiren kurallar, bugün git-yarın geller, onikinci katta belgeyi
onaylatıp üçüncü kata nüfus cüzdan sureti bırakıp iki hafta sonra ailenin
nüfüs cüzdan kütüğünü getirip, sabıka kaydı çıkartıp sırasıyla 3, 6, 10.
katlarda işimizi görme gibi insanı çileden çıkaran şeyler artık normal
geliyor bize. Çıkan her kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük hayatımızı
zorlaştırmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. En son da İnternet yasası
denen şeyle yine herşey daha zorlaştı. Garip kısıtlamalar getirdi. Hiçbirinin
internetle alakası olmadığı belli olan birkaç adam denetlemeleri imkansız
bir yasayı ülkenin bunca problemi varken çıkarıverdiler. Helal olsun!
Bizi yönetme hakkını bu adamlara verdik, çünkü problemlerimize çözüm üretmeliydiler.
Hitler gibi acımasız değil bu adamlar, hiçbir şekilde kıyaslanamaz. Ama
bu ülkede yaşamak her geçen gün biraz daha zorlaşmaya başladı. Herşey
tıkandı burada. Kapağı yurt dışına atmak gittikçe yaygınlaşan bir çözüm
olmaya başladı. Başımızda Hitler gibi deli değil oldukça akıllı insanlar
var. Ama akıllı olmak sorunları halletmiyor. Eninde sonunda toplumsal
bir değişim olacak. Umarım zararsız bir şekilde olur bu.
Gelecek sayıda görüşmek dileğiyle..
ibozcam@mailcity.com
|