Kültür Anasayfa Editörden Makaleler Bölümler Görüşleriniz Görüşleriniz



 
 
 
 
 
 



Milliyetçilik..

Bu ayki yazımızda 2000’li yıllarda yükselen bir değer olarak milliyetçiliği ele alacağız. Globalleşme, sınırların kaldırılması, dünyada yaşam standartlarının yavaş ta olsa kademeli olarak eşit hale doğru gelmesi ile insanlar arasındaki birliğin kuvvetlenmesi, milliyetçiliğin eski gücünü kaybetmesi beklentileri söz konusuydu. Ama yaşanan olaylar bir daha gösterdi ki milliyetçilik yükselişini hızla sürdürüyor.

Milliyetçiliğin güç kaybettiğini savunan kişilerce öne sürülen temel deliller şöyle sıralanabilir:

Globalleşme gerçekten kuvvetli bir olgu. Değişik milletlerin düşünce paradigmaları birbiriyle oldukça benzerlikler göstermeye başladı. Giyim-kuşam, yemekler, ev dizaynı gibi birçok konuda artık insanlar gelir düzeylerine göre bir standart yakalamaya başladılar. Bir iş adamının deyimiyle “New York, Stockholm, Milano’daki kimi tüketici gruplarının gösterdikleri benzerlikler, New York’un Manhattan ve Bronx1 semtlerinde yaşayanların gösterdikleri benzerliklerden daha fazla”. Coca Cola içen, kot pantalon giyen, rock-pop tarzı müzikten hoşlanan, Intelin piyasaya sürdüğü yeni işlemciyi veya Toyota’nın yeni araba modelini merak eden insanların aynı kültürün elemanları olmaları gerektiği de akla yakın bir fikir gibi görünüyor.

Turizm vasıtasıyla değişik kültürlerin insanları daha çok bir araya geliyor ve birbirlerini tanımaya başlıyorlar. Yabancı ülkelerde faaliyet gösteren kuruluşların katkısıyla da kültürler arası alışveriş ve tanışma devam ediyor. Örneğin akşam yemeğini Çin lokantasında yemek, elde dokunmuş Türk halısı satın almak gibi. Bu tip olgular da değişik kültürlerin birbirlerinin iyi yönlerini görüp saygı duymasını sağlıyor.

Spor da insanları birbirine yaklaştıran unsurlardan biri. Üst düzey sporcular ülkelerini üst düzeyde temsil ederek milletlerine bir sempati ve yakınlaşma oluşturuyorlar. Örneğin Arjantin’i Türkiye’de hemen hemen hiç kimse Batistuta, Crespo,Veron ve diğer futbolcular haricinde bir nedenden dolayı sevmez. Türkiye’ye gelen Dean Saunders ve Benjamin Toshak’tan dolayı da Galli’leri “geyik” insanlar olarak tanıdık ve sevdik. Romanya-İngiltere maçında Romanya’nın son dakikada gelen galibiyet golüne TRT spikerinin gösterdiği tepki malum.

Peki bu kadar olumlu verilere rağmen milliyetçilik neden bu kadar revaçta? Bu konuyu doğrulayabilecek birkaç neden sayılabilir.

Tarihten gelen hesaplar, düşmanlıklar bu konunun temel nedenidir. Bu konuda en büyük müşahhas örnek olarak Bosna’da yaşanan dram sayılabilir. Sırplar Osmanlı’nın Avrupa kıtasına yeni ayak bastığı sırada çok güçlü bir milletti. Bu şekilde gelişmesine devam etseydi bir anlamda Balkanlar’da diğer milletleri de içinde eriterek Almanya kadar güçlü bir devlet oluşturabilirdi. İstanbul’u ele geçirmek gibi bir hedefleri vardı ve belki de bu hedefi gerçekleştirebilecek kadar güçlüydüler. Ancak Osmanlı piyasaya çıkıp onları Kosova’da perişan edince etkileri günümüzde bile şiddetle devam eden bir kin ve nefret doğdu. Bu kin ve nefret Sırpların “Siz de Türksünüz” dedikleri Bosnalılara yöneldi. Büyük Sırbistan hayalini gerçekleştirmek uğruna pek çok cinayetler işlendi, kan döküldü. Sırp anneleri çocuklarına “Kosova’nın küçük intikamcısı” diyerek ninniler söylediler nesiller boyu.İngiltere ve Fransa, Almanya ve Fransa, İngiltere ve Almanya, tarih boyu birbirleriyle olan savaş ve çekişmelerden dolayı hala birbirlerine “gıcıklık” yaparlar. Biz Türkler de Araplarla kardeş millet olmamıza rağmen onların bizi I.Dünya Savaşı’nda arkadan vurduklarını söyleyerek onlardan yüz çevirmişizdir. Ruanda’da Tutsi ve Hutu kabilelerinin tarihsel çekişmesi 1.5 milyon insanın ölümüyle noktalandı. İskoçya’nın İngiltere’den yarım da olsa bağımsızlığını kazanması Braveheart filminde gördüğümüz tarihsel özlemin sonucu.

Milliyetçiliğin yükselmesine ikinci bir neden olarak ta “üstün ırk sendromu”nu görüyoruz. 60 yıl önce dünyayı kana bulayan II. Dünya Savaşı müsebbibi olan Almanya’yı bu şekilde canavarlaştıran, halkını motive eden olgu Hitler’in Alman ırkının üstün olduğu iddiası, daha doğrusu saçmalığıydı. Bugün hala Avrupa ve Amerika’da bu anlayışın uzantılarının giderek güçlendiğini üzülerek görüyoruz. Avrupa’da Türklerin de aralarında bulunduğu etnik gruplara yapılan saldırılar olağan hale geldi. Amerika’da ise kölelik yasal olarak kalksa da bir çok zihinlerden silinemedi. 1960’ta zencilerin otobüsün ön koltuklarına binmesi yasaktı. Bu anlayış halen geçerli olmasa da uzantıları geçerli.

Nisbeten daha zararsız olan milliyetçilik girişimlerinde ekonomi önemli bir neden. Çok uluslu toplumlarda ekonomik olarak güçlü olan grup küçük olan gruptan ayrılmak istiyorlar. Belçika’da Flamanlar Valonlar’ı sırtlarında taşımak istemediklerini açık açık söylüyorlar. İtalya’da bile aynı milletin üyesi olmalarına rağmen kalkınmış Kuzey İtalyalılar, nisbeten fakir olan Güney İtalya’dan ayrılmak istiyorlar.Kanada’nın ekonomik açıdan büyük değere sahip Quebec Bölgesi’nde Kanada’dan ayrılmak için yapılan referandumda az farkla bölünme önlendi. Ancak hala Quebec’te İngilizce konuşanların cezalandırılmasını, İngilizce tabelaların yasaklanmasını isteyen birçok kişi var.

Bunun haricinde eski değerleri yaşatmak açısından da genel bir uyanış sözkonusu. İspanya’da Barcelona çevresini içeren Katalan bölgesinde İspanyolca yerine eskiden yasaklanmış Katalanca yeniden resmi dil haline gelmiştir. Yine İspanya’da Basklar eski değerlerine sahip çıkmış, işi futbol takımlarında yabancıları oynatmamaya kadar ilerletmişlerdir. Singapur’da eski dil olan Mandarince, Galler’de Galce yeniden öğrenilmeye ve sahip çıkılmaya başlanmıştır.

Sonuç olarak milliyetçilik dünyada güçlenmektedir. Son zamanlarda artan rasyonel düşünceden uzak kör milliyetçilik insanları bekleyen büyük bir tehlike. Türkiye konum itibariyle milliyetçilik istismarına son derece açık bir ülke. Türk, Kürt, Sünni, Alevi vb gruplara ayrılarak tehlikeli oyunlar oynanıyor. Ancak milliyetçilik pozitif yönde kullanıldığında çok olumlu sonuçlar verebilir. “Sizleri milletler halinde yarattık ki birbirinizi tanıyasınız” ilahi beyanıyla diğer toplumların ve kendi toplumunun değerlerini karşılaştırarak daha iyiye ulaşmak, diğer toplumların güzel yönlerini görüp dost olmak için kullanıldığında milliyetçilik büyük bir zenginliktir. Mevlana’nın dediği gibi bir pergel gibi bir ayağı kendi değerlerimize sabitleyip diğer ayakla yetmişiki milleti dolaşan, hitap eden muhabbet insanları olmak en iyisi.

--------------------------------
1* Manhattan New York’un en zengin, Bronx en fakir semtidir.

Gelecek ay görüşmek ümidiyle..

ibozcam@mailcity.com


Cengiz Han`dan Sonra
Cengiz Han Üzerine
Beyaz Adamlar ve Biz
Sırada İran mı Var? Ya Sonra?
Bu Paraya Dikkat!
Amerika Düşmanını Arıyor
Musul Meselesi
Haçlı Seferleri
Çaldıran Savaşı
Derin Basketbol
Hitler
Aztekler
Ejderhanın Dönüşü
Milliyetçilik
Ermeni Meselesi ve Milli Tarih


mutasyon.NET'e reklam verebilirsiniz. İrtibat için editörlüğe mail atınız.
mutasyon.net EDİTÖRDEN MAKALELER BÖLÜMLER GÖRÜŞLERİNİZ ÜYELİK NECİP FAZIL
MİSYONUMUZ KÜNYE BİZE KATILIN GİZLİLİK ŞARTLARI ZİYARETÇİ DEFTERİ