|
Bu Paraya Dikkat!
Para bir değiş-tokuş aracı olmanın yanısıra icat olduğu zamandan beri
değişik bir fonksiyonu yerine getirmiştir; "bağımsızlığın simgesi
olmak". Hangi devletin tarihine bakarsanız bakın, ülkenin kuruluş
aşamasında yeni para bastırmak, kendi parasına sahip olmak o ülke için
bağımsızlığın temel şartlarından birisi olmuştur. Bayrak ve milli marşın
ardından o ülkenin sembollerinden birisi olan paranın, ülkenin özelliklerini,
bağımsızlık yolundaki önemli kişi, kurum ve insanlarını, kültürel varlıklarını
ve rejimini yansıtması da kaçınılmaz, hatta zorunlu bir hal almıştır.
Bu açıdan bakıldığında paralar, ülkeye hakim gücün görüşünü yansıtan değerli
kanıtlardır.
Amerikan doları, üzerindeki simgeler ve sloganlar nedeniyle şu sıralar
üzerinde birçok spekülasyonlar yapılması dolayısıyla yazımızın konusunu
oluşturuyor. Özellikle 1 Dolar üzerinde bulunan şekil ve yazılar, üzerine
kitaplar yazılacak kadar anlamlar içeriyor ve sadece internetten yaptığım
aramalarda konuyla ilgili yüzlerce siteye ulaştım. Bir kısmını oldukça
abartılı bulduğum bu sitelerdeki bilgilere direkt bağlantılı kalmaksızın
tarafsız ve telaşsız bir şekilde 1 doları inceleyelim.
İlk olarak dikkatimi çeken, paranın üzerinde Latince cümleler olması.
Bu cümlelerin anlamlarını da birazdan vereceğiz ama daha önce bir gerçeğin
üzerinde duralım; Amerika, Dünyada Vatikan haricinde pratik kullanımı
olmayan Latince'yi kendi sembolü olacak sloganları açıklarken kullanıyor.
Batı dünyasının kullandıkları "motto" ları, yani sloganları
Latince olarak kullanmaları yaygın bir anlayış. Ben bunu kültürel atalarına
olan bir selam olarak görüyor ve bir vefa örneği olarak yaptıklarından
dolayı saygı duyuyorum.
Gelelim cümlelerin anlamlarına. "E Pluribus Unum", çoklardan
oluşan bir anlamı taşıyor. Burada çoklardan kasıt olarak Amerika'yı oluşturan
eyaletler olduğu düşünülebilir. Amerika bünyesinde bir çok milletten insanın
"Ben Amerikalıyım" anlayışıyla kaynaşmasına atıfta bulunuluyor
olması da akla yakın bir ihtimal. İkinci cümle olan " Novus Ordo
Seclerum" ise tartışmaların odak noktasını oluşturuyor. Bu cümlenin
anlamı, "Çağların yeni düzeni". Resmi kaynaklar bu cümlenin,
Amerika'nın demokrasi modelinin tüm Dünya'ya örnek bir sistem olarak yayılacağı
şeklinde bir açıklama getiriyorlar.
Şekiller ise son derece ilginç. Bu iki şekil, sadece para üzerinde yer
almakla kalmayıp, Amerikan Devleti'nin resmi sembolü olarak da seçilmiş.
İlk şekil olan kel kartal, en zor şartlarda bile uçabilmesi ve gücü dolayısıyla
milli simge olarak seçilmiş. Kartalın pençeleri arasında duran 13 zeytin
dalı ve 13 ok ise, gerektiği zaman barış, gerektiği zaman savaş yaparız
türü bir anlam taşıyormuş ve kartalın zeytin dallarına olan bakışı asıl
amacın barış olduğunu anlatıyormuş. Doğrusu, güçlü ve kendine güvenen,
süper güç bir devlet için daha uygun bir simge zor bulunurdu. Gereksiz
bir not; sembol olarak bir hayvan seçilmek istenildiğinde Benjamin Franklin
Amerikan kültüründe önemli bir yer tutan hindinin seçilmesini istemiş,
ama oy birliğiyle reddedilmiş. Yani ülkenin kültürü yerine vizyonunu yansıtmayı
daha uygun bulmuşlar.
İkinci şekil, yaptığı karanlık çağrışımlarla itirazlara uğrayan bir
şekil. Bu şekildeki bitmemiş piramit ve piramitin tepesindeki göz, bu
şekilden çıkarılabilecek anlamları çeşitlendirecek bir gizeme sahip. Resmi
açıklamaya göre bu 13 basamaklı piramit, Amerika'yı oluşturan ilk 13 eyaleti
simgeliyor. Üzerinde bulunan göz ise, İlahi iradeyi simgeliyormuş!!! Bunu
1955'te paraya eklenen "In God We Trust" yazısına ekleyince,
daha önce dikkat etmediğimiz ikinci bir dini ayrıntı olduğunu farkediyoruz.
Gelelim şimdi resmi kaynaklara itiraz edenlerin itiraz noktalarına.
İlk olarak Piramit şekli ve üzerindeki göz, aynı zamanda "Illimunati"
adındaki bir mason teşkilatının simgesi olduğu iddia ediliyor ve bu teşkilatın
kuruluşu da Amerika'nınki ile aynı; 1776. Piramitin tepesinde yer alan
göz hakkında çok farklı yorumlar var, ancak bu göz sembolünün ilk görüldüğü
yer Eski Mısır olduğu kesin. Mısır inancında Horus'un gözü olarak nitelenen
bu sembol, daha sonraları ise şeytanı sembolize ederken kullanılmış. Ama
ortada bir gerçek var ki, bu sembol masonluğun tartışmasız sembollerinden
birisi Bu sembolün etrafında yazan "Novus Ordo Seclorum", yani
yeni dünya düzeni cümlesiyle birleştirince ister istemez insan aklına
çok büyük soru işaretleri takılıyor. Aslında Amerika'yı kuran kişilerin
çoğunun mason kökenli oldukları, bağımsızlık sırasında Avrupa'dan yardım
aldıkları biliniyor. Ama masonluğun amacının ve hedeflerinin ne olduğunu
bilmeden bir değerlendirme yapmak sağlıksız olur. Bu yüzden Amerika'nın
hedeflediği yeni dünya düzeni nedir, eğer gerçekten Amerika masonik bir
anlayışla yönetiliyorsa masonların amacı nedir şeklindeki sorular cevapsız
kalıyor.
İlk şeklin amacının, Amerika'nın yeni bir dünya düzeninin kabulü olduğundan
yola çıkılırsa diğer şekil üzerineki yazılar mantık kazanıyor ve yukarıdaki
soruları bir nebze cevaplıyor. Bu şekil üzerinde yazan "e pluribus
unum" yazısı, çokların oluşurduğu bir anlamını taşıyordu. Bu cümle,
Amerika'nın yıllardır uyguladığı politikanın; globalleşme, kültür yayılmacılığı
ve diğer milletleri kontrolü altına alma politikası gözönüne alındığında,
tüm dünyayı kontrol altına alma amacı taşıdığı düşünülebilir. Çoğu zaman
ve tercihen barış zamanında kendi kültürünü empoze ederek, kimi zaman
da zorla. Masonlar hakkında araştırmalar yapan bir takım kişiler de masonların
nihai amacının bu olduğunu, yani tüm Dünyayı tek bir dil, tek bir devlet
ve tek bir inanç sistemi altında toplamak olduğunu savunuyorlar.
Bu arada, Amerika'nın derin devletinin masonlarla ilişkisi hakkında
ilginç bir istatistik de var. Kennedy ve Abraham Lincoln haricindeki tüm
başkanların mason ve protestan olmaları. Bu iki başkanın suikaste kurban
gitmeleri, acaba bu yeni düzen önünde engel olmaları mıdır, yoksa başka
nedenler mi vardır bilemiyorum. Katolik dünyasının masonlara yönelik çok
büyük tepkileri var. İslami gruplarda olan "şeytanın uşağı masonlar"
tepkilerinin çok daha ilerileri katolik dünyasında mevcut. Bu yüzden katoliklik
ve masonluk aynı kefede beraberce bulunamıyorlar.
Son olarak Amerikan parası üzerinde 13 rakamının üzerinde çok durulması
ilgi çekiyor. Piarmitin 13 basamağı, kartalın pençelerindeki 13 ok, 13
yapraklı ve 13 meyveli zeytin dalı, bayraktaki ve semboldeki 13 şerit,
Yahudi yıldızı oluşturacak şekilde dizilmiş 13 yıldız vb. vurgular, acaba
13 eyaleti simgeleyen rakamdan daha başka anlam varmı diye düşüncelere
neden oluyor. Hristiyan kültüründe uğursuz bir rakam kabul edilen 13'ün
ısrarla kullanılmasını da ben şahsen garip karşılyorum. Bununla birlikte
bu konuda yeterli bilgi bulamadım.
Bu yazıyı yazmama vesile olan şey, İsmail Berduk Olgaçay'ın, kendisine
ödül kazandıran "Tasmalı Çekirge" kitabındaki (Ülkesine özveriyle
hizmet vermiş, ama bir seviyeden ileriye gidememiş bir diplomatın perde
arkasını aralamasıyla ortaya çıkan, Dünya'yı ören gizli ağdan bahsettiği
ve kendisi de dahil önemli görevlerdeki insanların nasıl 'tasmalandığının'
anlatıldığı, okunması gereken bir kitaptır) piramit ve göz sembolünün
masonluk simgesi olmasının kanıtlarını ve aynı sembolün 1 dolarda olduğunu
okuyunca bu yazı şekillendi. Ülke hakkındaki önemli bir indikatör olan
parada bu tip sembollerin bulunması anlamlıydı. Ortadaki senaryo, Amerika'nın
şu ana kadar yaptıklarının da değerlendirilmesiyle mantık dışı bir senaryo
olarak değerlendirilemez. Yine de bu konulara fazla kafa yorarak ilgi
dairemizi geniş tutmak yerine kendi işlerimize bakmak daha mantıklı gibi.
Görüşmek dileğiyle...
ibrahimb@banksoft.com.tr
|