|
Muamma..
“hep bir doyum arıyor, ama yine hep açlık hissediyordu. Kahramanlıklar
yapmak , cesur serüvenler yaşamak istiyor, ama korkuları buna izin vermiyordu.
Hep o sahte kimliklerinin tümünden kurtulup çılgın ve başı boş bir aşk
yaşamak istiyor, sonunda güvenli ancak sıkıntılı , coşkusuz tek düze ilişkilere
saplanıp kalıyordu”
yüzünde çocukluktan kalan davranışların izlerini sürmek öyle zevkli ki.
Bir bilsen sen konuştukça içimden geçenleri. Korkardın herhalde içine
bu denli şairane daldığımı öğrendiğinde. Öyle katı bir maske var ki yüzünde,
olgun olmak için çırpınan bir bedeni gizleyemeyen bir maske...hiç mi coşmuyor
için yok bu henüz çok iddialı , hiç mi kıpırdamıyor bir şeyler. Farkında
olduğun gerçekler mi seni bu denli katı kılan. Ne yapmam gerekiyor? Katılığını
yumuşatmak için gereken çözücülerin , senin gerçeklerin kadar gerçek olduğunu
sana nasıl anlatmam gerekiyor. İnan ki ben ve gerçeklerim hiç de sen ve
seninkiler kadar aşikar değil. Varsın böyle olsun ama senden daha mutluyum.
Ve Seni yaşamaktan çok memnunum.
ama yine sen değilsin...yolunu gözlemek kendimden nefret etme sürecini
iyiden iyiye hızlandırıyor. Sihrini korumak mı derdin yoksa bir an bile
aklına düşmeyişim mi? Birinci seçenek benim nacizane tesellim. Kağıtlarla
ilişki kuruyorum aylardır. Başına bir şey gelme ihtimallerini, kaygılarımı
bastırarak , eksi değerlerdeki ihtimaller bile gözümü yollara dikmeme
yetiyor . Yaşamak ve paylaşmak istediğin şeylerin ne kadarını verebilirim
sana, beni nereye kadar çekebilirsin bilmiyorum. Özlemi bile ağırlığıyla
yazamıyorum. Hislerimin basitliğinden mi yoksa yazıyı süsleme çırpınışlarım
mı?? Hep ikinci seçenek iğrenç, hep ikinci seçenek itiraf...
Gelecek ay görüşürüz..
gevoren@yahoo.com
|