|
Başlık Olmasa Ne Olur?..
"Biraz sonra öleceğimizi söyleseler ve geriye ne kaldı diye düşünsek,
kalanın yalnızca çektiğimiz acılar, keder ve hüzünden ibaret olduğunu
hissedermişiz gibi geliyor bana. Tesadüfen mutlu yaşamış yada yaşıyor
olanlar da karşı çıkamaz bu gerçeğe. Geçmişimizin, çocukluğumuzun en güzel
anıları bile, yitirdiğimiz bir dünyanın acı veren özlemi değil midir?Yaşadığımız
en güzel anlarımızda, biraz sonra bitecek olmasının hüznü ve korkusu yok
mudur?Ve zamanın anlamı yalnızca geride kalan değil midir?" Zeki
Demirkubuz
Geride kalanları özlemek, hep geridekileri düşünmek,üzülmek..... Mutsuz
insanların üzerine senaryolaşmış bir kurgu. Elimde önümüzdeki hafta Bursa'da
başlayacak olan gezici film festivalinin takvimi var. Tahmin edeceğiniz
üzere biletler diğerlerinden daha ucuz ve Avrupa filmleri. Baştan sona
dram yüklü, ödüllü filmler. Konuya girmek için çok mu yavan oldu bu cümle
bilmiyorum zira eleştirirken insan edebi olamıyor. Bu tür filmlerden cidden
zevk alanlara bir sözüm yok (ama "cidden"in altını çizerim),
belki gerçekten benim cahilliğimdendir. Çünkü aynı zamanda zevklerin kültürel
birikimlerle geliştiğine inanırım ben. Ama gelin görün ki uzun şiir kokan
diyaloglar yada tam tersi az konuşmalı uzun uzuun görüntüler, mutsuz,hayat
mücadelesi veren insanlar bunlardan bir zevk alamıyorum. İçimin şiştiğini
hissediyorum. Çok uğraştım ama olmadı. Kendimi birden Hıncal Uluç'a benzettim,
yok ben birazdan Amerikan sinemasını övmeye falan kalkmayacağım. Zira
henüz o kadar merkezde değilim!
Fazlamı basite indirgedim ne, emekleri bir çırpıda harcamak istemezdim
aslında. Derdim şu ki, bugün bir grup arkadaş tarafından filmler hakkındaki
bu görüşlerimden dolayı aşağılandım, eve geldim ağla ağla....Şaka bir
yana yaşadığım sahne bana hiç yabancı gelmedi. Aynı tavrı benim dinlediğim
müziğe asla tahammül edemeyen ablama karşı sergiliyordum. Çevremdeki insanlar
(yada ben) zevklerini cidden kendilerimi belirliyor? Anlatmak istediğim
şey entel-dantel handikabından öte bir şey. Yıllar geçtikçe hayata karşı
tavrınız daha belirgin hale geliyor mu? Hiç bunu kendi kendinize sorguladınız
mı?Söyleyecek birkaç cümleniz yada ne bileyim işte "stiliniz"
var mı? İçinize gerçekten sindirilmiş olanlar tercihimdir.
Yazıya nasıl başladım, nasıl bitti, nerdeeen nereye....
Gelecek sayıda ben yine burda olacağım.. (tabii ölmezsem)
gevoren@yahoo.com
|