|
Ha gayret güzelim..
Ha gayret güzelim gayret. Biter elbet bu yağmur sabret... İyi dedin de
kuru olmayı unuttuk. Kuru havada derin derin nefesi ta içine çekip rahatlıyor
muydum? Nemli havalarda insanın teni yapış yapış olur, kemiklerin sızlar.
Ellerini yıkarsın , yüzüne su çarparsın bir anlık oh be. Çoğu zaman “anlık”
bile fazla toleranslıdır. Şehrin önden perçemli , renkli rujlu , belirgin
kaşlı , büzgü eşarplı kadınların laf kalabalığının tesiri olsa gerek ,
yazıma sirayet eden bu kargaşa. Alışamadım bu kente, Gidiyorum uzaklara!
Sıkar biraz. Var mı öyle bedelsiz byee. İstediğin kadar burcum ikizler
yükselenim yay ve özgürlüğüme düşkünüm de. Gözlerden; bi yerimin özgürlüğü
diye başlık , altında mantık buramlığında uzun bir metin. Hakikaten ne
kadar mantıklı, ne kadar tutarlı, ne kadar sisteme bağlı , ne kadar yavan,
ne kadar sıradan, boğucu, kusturan... Bursa’ya geldim geleli hava nemli,derin
nefes yok ve hala her yerim yapış yapış.” Biraz düş sokağı, biraz yaşar
kurt,biraz cezmi ve çokça ben. Bende kara kara ufak kağıtlara yazdığım
yazıları insanlara nasıl ulaştıracağımı düşünüyordum (!)
...
-Bir gayen olsun ve gayen uğrunda gerekirse başını bile ver ama gayen
başını vermeye değer olsun.>K.Y.A
-Gayrı meşru bir muhabbetin neticesi merhametsiz adavettir>A.O.P
-Sizi kız kardeşim kadar sevmeye başladım. Bu ilk defa sizlere oldu.>Çetin
-Belki üniversiteden sonra meslek sahibi olmadan evleneceksin. Onunla
mutlu olmak için onun her gün ayaklarını yıkamalısın.>Umut
-Yol geldi uçuruma dayandı diye yese kapılma. Koş , çare ara azmet ve
kendine takılma. Ve unutma ki insanın en büyük düşmanı kendisidir>Tuğba
-Yeni tanıştığımızda seni çok sevmiştim. Çünkü yatağını benimle değiştirmiştin
iyi ki de değiştirmişsin yoksa Mustafa beyle başım belaya girecekti.>Hilal
Yaklaşık beş yıl önce defterime yazılan bu satırlardaki hava çok mu değişti?
Hiç sanmıyorum. Bence hala birer karakteri temsil ediyorlar...
Gelecek ay görüşmek dileğiyle..
gevoren@yahoo.com
|