| Uyku ve Rüya
Tarihte şimdiye dek uykuya ihtiyacı olmayan bir insana rastlanmamıştır.
Son birkaç on yılda bilim adamları uykuya dair çok şey öğrendiler ama,
neden zamanımızın üçte birini bilinçsiz geçirmeye ihtiyacımız oldugu halen
bir sırdır. Yemekler arasında rahatlamızı sağlamaktan hafızamızı güçlendirmeye
kadar birçok neden öne sürülüyor, biyolojik bir fonksiyonu olduğu ise
kesindir. Uyku sırasında büyüme hormonu salgılanması artar ve protein
sentezimiz de hızlanır .
Uyku ihtiyacımızın uzunlugu hayatımız boyunca değişir. En çok bebekler
uyurlar, günde yaklaşık on altı saat. Çocuklar günde on-on bir saat, yetişkinler
ise sekiz saat kadar uyur. Yaş ilerledikçe uykuya olan ihtiyacımız azalır,
yaşlı insanların altı saat uykuya ihtiyaçları vardır. Bazı insanlar iki
haftaya dek uykusuz kalabilmişlerdir ama bu süre sonunda, paronaya, halüsinasyon,
görüntüIerin ışıldaması, hafıza ve konsantrasyonda azalma görülür. Uykusuz
bir insan. ilgi çeken ve kısa süreli işler yapabilir ama sıkıcı ve uzun
süreli işlerde verimli olamaz. Bütün gece araba kullanmak zorunda olan
ya da ders çalışmak zorunda olanlar için kötü haberler.
Uykumuz hızlı olmayan göz hareketi (NREM) ve hızlı göz hareketi (REM)
adı verilen evrelere bölünmüştür. Bilim adamları, beyindeki elektriksel
aktivitenin hızını elektroinsifolograf (EEG) adındaki bir aletle ölçerek
uyku evremizi belirlerler. NREM uykusu dört evreye ayrılır; 1 en hafif
uykudur ve 4 en derin uykumuzdur ( çogu yaşlı insan bu evreyi atlarlar).
Her evre doksan dakika kadar sürer. Uykumuzda 1 'den 4. evreye kadar ilerler
ve tekrar 1. evreye geri döneriz ve bundan sonra beş ila onbeş dakika
uzunluğunda REM uykumuz gelir. Birçok yönden 1. evreye benzayen REM uykusu
sırasında rüya görürüz. Bazı bilim adamları vücudumuzun sadece REM uykusuna
ihtiyaç duydugunu iddia eder.
İnsanlar rüyaların, beyin nöronları kaynaklı, rasgele mesajlardan isteklerimize
ya da en gizli sırlarımıza kadar birçok şey içerdigini düşünürler. Rüyalar
beynimizdeki elektriksel aktivitenin sonuçlarıdır ama korkunç ya da rahatlatıcı
bir rüyadan kalkanlar bunların rasgele oluşmadığını bilirler. Rüyanın
içeriğinin her hangi bir anlam içerip içermedigi bile kesin olarak bilinemez.
Denekler REM uykusundan uyandırıldıklarında rüyalarının konusunun genelde
günlük meseleler olduğu görüldü. Basit konulu rüyaların anlamının sembolik
olup olmadığı konusunda araştırmacılar ikiye bölünmüşlerdi. Rüyanızda
pembe bir sakız çiğnediğinizi görmek, sakız çiğnemeyi (ve etrafınızdakileri
rahatsız etmeyi) sevdiğiniz anlamına mı gelir, yoksa bunun çocuk yuvasına
giderken giyiğiniz pembe bir tişört yüzünden arkadaşlarınız tarafından
dalga geçildikten sonra ömrünüz boyunca giyim zevkiniz konusunda özgüveninizi
yitirmiş olmanızla alakası olabilir mi?
Beynin doldurması gereken bir hayal kotası vardır.
Araştırmalarda REM uykusu sırasında uyandırılanların normal olarak kalktıkları
zamana göre rüyalarının çok daha fazla hayallerle dolu olduğunu göstermiştir.
Araştırmacılar, monoton ortamlarda bulundugumuzda yaşadığımız gündüz uykusunun
da REM uykusu gibi 90-100 dakikalık peryotlarla yogunlaşan bir düzene
sahip oldugunun buldular. Rüyanın içeriğini çevresel faktörler de etkiler.
Uyurken yorganı düştüğü için uyuyan biri rüyasında bir kar fırtınasında
kaybolduğunu görebilir. Kedinin çarparak kapattığı mutfak dolabından çıkan
ses rüyanıza bir top atışı olarak yansıyabilir. Bazı firmalar uykuda öğrenme
ürünleri pazarlıyorlar: -Uyurken bir ayda Fransızca ögrenin! -Araştırmacılar
tabii ki bu tür yöntemleri ciddiye almıyorlar. Cumartesi öğleninde yatağınızda
çalıştığınızı iddia edemezsiniz ama REM uykunuzu tam olarak almanızın
uyandıktan sonra yapacagınız çalışmanızı verimli kılacağını öne sürebilirsiniz.
kyavuz@mutasyon.net
|