| Yeraltında Yolculuk ve
Metropol İstanbul
İstanbul’da
da yapımı hızla süren metro, bir başka deyişle “yeraltında yolculuk” fikri
ilk olarak 1800’lü yıllarda ortaya çıktı. Ondokuzuncu yüzyıla kadar en
fazla at hızıyla seyahat edebilen insanoğlu, geçtiğimiz yüzyılda buhar
gücüyle çalışan trenlerle tanıştı. Demiryollarının 1840’larda İngilterede
yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte, insanlar büyük şehirlere akın etmeye
başladı. Londra’ya her gün çeyrek milyon insan giriş yapıyordu. Kırk yıl
içinde kent nüfusu ikiye katlandı. Şehri bir baştan diğer başa geçmek,
o kadar çok zaman almaya başlamıştı ki, sebze ve meyveler pazara götürülene
kadar yollarda çürüyordu. 1843 yılında Avrupa’nın en büyük şehri olan
Londra tam anlamıyla bir trafik karmaşasına düşmüştü. İnsanların –daha
çok kente çalışmaya gelen insanların- şehir merkeziyle banliyöler arasında
ulaşımı sağlayacak ucuz bir yol bulunmalıydı. Bu konuda çalışmalar yapan
Charles Peerston, yeni istasyonları birbirine bağlayacak bir demiryolu
ağı önerdi. Ancak önerdiği sıradan bir demiryolu değildi. Bu demiryolu
yeraltından ulaşım sağlayacaktı. Peerston’un insanlara korkutucu gelen
bu fikri kabul ettirmesi tam yirmi yılını aldı. Ve nihayet 1860 yılının
ilkbaharında dünyanın ilk metrosu için çalışmalar başlatıldı. Ürkütücü
olmasına rağmen son derece basit bir inşaat yöntemi kullanılıyordu. Önce
yüzey boşaltılıyor, derin bir çukur açılıyor, raylar döşeniyor ve üzeri
kapatılıyordu. Kazma ve kaplama adı verilen bu teknikte hiçbir teknolojik
bir mucize yoktu. İnsanlar, “Acaba yeraltında kim seyahat etmek isteyecek”
diye düşünüyorlardı.
Üç
yıl süren çalışmalar tamamlandı ve ilk metro hattı, 9 Ocak 1863 tarihinde
Londra’da hizmete açıldı. Her zaman olduğu gibi ilk deneme turuna gazeteciler
rağbet etti ve gazeteciler görev aşkıyla bindikleri açık vagonlarda küçük
bir yolculuğa çıktı.
Bu onlar için unutulmaz bir tecrübe oldu. Buharla çalışan bu raylı sisteme
insanoğlunun tarih boyunca korkuyla baktığı, “Kiklops” gibi isimler verildi.
Ama çok geçmeden insanlar metronun işlevselliğini kavramaya başladı ve
“karanlıklar ülkesi” olarak nitelendirilen yeraltında, yolculuk fikrine
alıştı. Açılan hat, kısa sürede itibar gördü. Artık çalışanlar işyerlerine
çok düşük ücretlerle ulaşabiliyordu. Sokaklardaki keşmekeş ortadan kalkmış,
ulaşımın yeraltına inmesiyle, yeryüzü nefes almıştı.
Ancak
trenin gidip geldiği yeraltı tünellerinin de bir bedeli vardı. Yeraltı
trenleri, binaları temellerinden sarsıyordu. Tüneller daha derine açılmalıydı
ve kazıp kapatma tekniğinin ötesinde yeni yöntemlere ihtiyaç doğdu. Mühendis
Brunel bunun için dev bir ağaç tırtılı yapmaya karar verdi. İşçiler dev
demir silindirin içinde çalışacaklar ve güvenlikte olacaklardı. Kazı ekibinin
hemen arkasından da duvarcı ustaları tuğla duvar öreceklerdi. Thames Nehri’nin
altından geçecek tünel projesi böyle ortaya çıktı. Dünyanın ilk kez su
altından geçen tüneli için çalışmalar başladı.
Tünelin
duvarı nehir yatağına o kadar yakındı ki tam üç kez ciddi çatlaklar oluştu.
Tünel 1883 tarihinde tamamlandı. Bu bir mühendislik zaferiydi ve böyle
bir çalışmanın başarılabileceğinin bir kanıtıydı. İnşaat tam onsekiz yıl
sürmüş ve toplam on işçi hayatını kaybetmişti. Metronun gidip geleceği
tünelin yapımı pahalıya mal olmuştu.
1890 yılında buharla çalışan ve dumanıyla yolcuları rahatsız eden yeraltı
trenleri elektiriğe kavuştu. Yeraltında metro dünyası günışığına tamamen
yabancıydı. Çevrede görülecek bir şey olmadığı için yapılan ilk vagonlara
pencere konmamıştı. Daha sonra, manzara olmasa da insanların dışarıyı
görme eğiliminde oldukları farkedildi. Yolcular için uyum sağlama zorluğundan
sonra yeni bir korku daha ortaya çıkmıştı, kaza korkusu... Gelişen teknoloji
yüzünden kazalar günlük hayatın bir parçası haline gelmişti.
Yeraltı
treniyle ilgili korkuların hafifletilmesi için birçok şey yapıldı. İnsanlar
yeraltında olmaktan pek fazla hoşlanmıyordu. Öncelikle nerede olduklarını
gösteren tabelalar hazırlandı. İstasyonların adları tek tip form halinde
gerekli yerlere asıldı. Metro istasyonlarının çehresi giderek değişti.
İnsanlara sıcak ve dostça mesajlar verildi. Aydınlatma sayesinde insanların
karanlık korkuları giderildi. Korku dolu bir yer olmanın aksine, metro
istasyonları zevkli mekanlara dönüştü. Manzara olmadığı için yapay manzaralar
üretildi. Metro bir aşamadan sonra şehrin baskılarından kaçılan sihirli
bir dünya olarak görülmeye başlandı.
1934 yılında Londra’da yeraltı taşımacılığının son istsyonuda tamamlandı.
Metronun kendine özgü bir zamanı ve mekanı vardı. İnsanlar labirent içinde
gezine yaratıklar olduklarını düşünmesinler diye, parlak renkli çizgilerle
hatlar ve güzergahlar belirlendi. Böylece insanların yukarıdaki dünyanın
gerilim ve telaşlarını aşağı indikleri andan itibaren unutmaları amaçlandı.
Bir dönem kabus olarak görülen yeraltında yolculuk, zevkli ve hızlı bir
yolculuğa dönüştü.
Son Yıllarda İstanbul’da Metro
Ulaşım
sorununun , İstanbul için en önemli sorunlardan olduğu herkes tarafından
biliniyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu önemli sorunun çözümü için
bütün gücüyle çalışıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ulaşıma bir sistem bütünlüğü içinde yaklaşıyor.
Ve Ulaşım Master Planı çıkardılar. Raylı sistemler, karayolu ve kavşaklar,
İETT, deniz ulaşımı, aktarma istasyonları ve otoparklardan müteşekkil
bir projeler demeti halinde sistemler oluşturuldu. İstanbul’da kentiçi
ulaşım, karayolu ağırlıklı olup lastik tekerlekli kara taşımacılığı %90
paya sahiptir. Büyükşehir Belediyesi, ulaşım problemini raylı sistem projeleri
ile çözmeye kararlı.
Ayrıca raylı sistemin deniz ve kara taşımacılığa entegre olması gerekiyor.
Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü raylı sistem çalışmaları, metro, hafif
metro, tramvay, finüküler, halatlı sistem, banliyö trenleri gibi başlıklardan
oluşuyor. Hayata geçirilen en büyük projelerden biri olan İstanbul Metrosu,
üç aşama olup birinci aşaması olan Taksim-4. Levent hattının inşaatı tamamlanıp
16 Eylül 2000 tarihinde açıldı. 16 Eylül 2000 tarihi, İstanbul için ulaşımda
bir dönüm noktası oldu.
Taksim-4. Levent hattının güzergah uzunluğu 8439 metredir. Taksim, Osmanbey,
Şişli, Gayrettepe, Levent ve 4. Levent olmak üzere 6 istasyonu bulunan
bu güzergah, İstanbul’da trafik yogunluğunun en fazla olduğu güzergahlardan
biri.
Taksim
ile 4. Levent arasını 12 dakika gibi kısa bir sürede katedecek olan bu
hatta saatte 50.000 yolcunu taşınması mümkün olacak. Taksim-4. Levent
hattında İETT otobüs seferlerinde de düzenlemeler yapılacak ve 4. Levent
ile Şişli’de iki aktarma istasyonu ile yolsulara kolaylık sağlanacak.
Bu hattın açılmasıyla birlikte İstanbul’daki cadde tramvayı, hafif metro
ve metro olmak üzere raylı sistemin uzunluğu 50 kilometreye çıkmış oldu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu miktarın gerekli olan raylı sistemin
uzunluğunun ancak %10’u olduğu noktasından hareket ederek yatırımların
gerekliliği konusunda kendisine büyük bir hedef çizmiş oluyor. İstanbul’da
500 kilometrelik bir raylı sistemin gerçekleşmesi için bütün imkanlar
seferber ediliyor. Taksim-4. Levent hattının toplam maliyeti 631 milyon
doların bütünüyle Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarında karşılanmış
olması da, İstanbul ulaşımının çözümünde Büyükşehir Belediyesi’nin kararlılığının
bir göstergesidir. Kendi öz kaynaklarından karşılanan bu miktar, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi’nin kırdığı bir dünya rekorudur.
Taksim-4. Levent Hattının Oluştuğu Bölümler
1.
Taksim İstasyonu: 20 metre derinlikte inşa edilen Taksim istasyonu,
3000 metre alan üzerine kuruldu. Beş kat yer üstünde olmak üzere toplam
sekiz kat üzerine kurulan istasyon 18 milyon dolara mal oldu. Taksim istasyonu,
bu sekiz kat dahilinde çeşitli dükkanların bulunduğu bölümler de ihtiva
edecektir. Metro’nun merkezi de Taksim İstasyonudur.
2. Osmanbey İstasyonu: Halaskargazi Caddesi’ni kesen Rumeli Caddesi
ie Ergenekon Caddeleri arasına inşa edilen Osmanbey İstasyonu 231 metre
uzunluğunda ve 16 metre derinlikte inşa edildi; dört girişi bulunmaktadır.
İstasyonun 600 m2’lik bir alan alışveriş merkezi olarak dizayn edilmiştir.
Osmanbey İstasyonu’nun toplam maliyetinin 25 milyon dolar olduğu tahmin
edilyor.
3. Şişli İstasyonu: Şişli eski İETT garajı bitişiğinden başlatıp,
Mecidiyeköy’e doğru uzanan bir alanda yer altına inşa edilen 10 metre
derinliğinde 235 metre uzunluğundaki istasyon toplam 18 metre genişliğindedir.
Toplam maliyetinin 25 milyon dolar olduğu tahmin edilyor.
4. Gayrettepe İstasyonu: Eski Büyükdere Caddesi altına inşa edilen
Gayrettepe İstasyonu, Şişli Belediyesi ve Nimet Abla Camisi önünde bulunmaktadır.
238 metre uzunluğunda ve 30 metre derinlikte inşa edilen istasyon, dört
kattan oluşmaktadır. En üst kat 3000 m2’lik bir alana yayılan ve 300 araçlık
bir kapasiteye sahip bir otopark olarak tasarlanmış. Diğer katlar ise
pasaj ve platform katıdır. 39 dükkanlık alışveriş alanı da bulunmaktadır.
Toplam maliyetinin 37 milyon dolar olduğu tahmin edilyor.
5. Levent İstasyonu: Büyükdere Caddesi altında Levent-Renault-Mais,
Gümüşsuyu,Roche binalarının önünde aç kapa yöntemiyle inşa edilmiştir.
Yeraltında dört kattan oluşan Leven İstasyonu, 240 metre uzunluğunda,
27 metre derinliğindedir ve 7060 m2’lik bir alan üzerinede bulunmaktadır.
Levent İstasyonu’nda 2900 m2’lik bir alanda 62 dükkanlık bir alışveriş
merkezi de bulunmaktadır. Toplam maliyetinin 31 milyon dolar olduğu tahmin
edilyor.
6. 4. Levent İstasyonu: Levent İETT Garajı trafo istasyonlarının
önüne inşa edilen 4. Levent İstasyonu’nun önünde yapılan istasyonlar delme
yontemiyle inşa edilmiştir. Toplam maliyetinin 15 milyon 350 bin dolar
olduğu tahmin edilyor.
Raylı Sistem Nerelere Ulaşacak
1. Kesim: Otogar-Mahmutbey hattını kapsamaktadır. Güzergah uzunluğu
7.5 kilometredir. Maliyetinin 272.040.000 dolar olması bekleniyor.
2. Kesim: Mehmutbey- Başak Konutları hattı olarak tasarlanmıştır.
Güzergah uzunluğu 7.8 kilometredir. Maliyetinin 161.540.000 dolar olması
beklenmektedir.
3. Kesim: Taksim-Unkapanı hattı olarak tasarlanmıştır. Güzergah
uzunluğu 2.4 kilometredir. Maliyetinin 205.000.000 dolar olması beklenmektedir.
4. Kesim: Unkapanı-Yenikapı hattı olarak tasarlanmıştır. Güzergah
uzunluğu 3558 metredir. Maliyetinin 233.000.000 dolar olması beklenmektedir.
5. Kesim: Levent-Ayazağa hattı olarak tasarlanmıştır. Güzergah
uzunluğu 3.2 kilometredir. Maliyetinin 215.452.000 dolar olması beklenmektedir.
6. Kesim: Harem ile Tuzla’yı hafif raylı sistemle birbirine bağlayacak
olan bir metro hattı olarak tasarlanmıştır. Güzergahı 30 km dir. Proje
ve fizibilite çalışmaları devam eden Harem-Tuzla hattının toplam maliyetinin
310 milyon dolar olması beklenmektedir.
7. Kesim: Yenibosna-Havaalanı hafif raylı sistemle birbirine bağlayan
bir metro hattı olarak tasarlanmıştır. Güzergahı 1750 metredir ve 28.500.000
dolara mal olması beklenmektedir.
kyavuz@mutasyon.net
|