Kültür Anasayfa Editörden Makaleler Bölümler Görüşleriniz Görüşleriniz



 
 
 
 
 
 



Tsunami'nin Tabiatı

Tsunmayi anlayabilmek için öncelikle, tsunamiyi rüzgarın oluşturduğu dalgalardan ve gel-gitlerden ayırabilmek çok önemlidir. Okyanus yüzeyinden esen rüzgarlar nisbeten küçük dalgaları kabartarak, denizin üst tabakasıyla sınırlı bir akıntı oluştururlar. Örneğin; tüple dalan dalgıçlar durgun suya ulaşabilecekleri kadar derinliğe rahatça inebilirler. Şiddetli fırtınaların 30 metre ve üzeri dalgalrı olabilir, ama bunlar da derin suları harekete geçirmezler.

Gün boyunca yeryüzünü iki defa süpürüp geçen gel-gitler, -tıpkı tsunamiler gibi- deniz dibine ukaşacak akıntılar üretebilirler. Ama hakiki gel-git dalgalarından farklı olarak, tsunami dalgalarının kaynağı ay ve güneşin çekim kuvveti değildir. Bir tsunami, denizaltı depremlerin itmesinden, daha nadiren yanardağ patlamasından, göktaşı çarpmasından veya denizaltı tabakalarının kaymalarından meydana gelir. Bazı durumlarda açık okyanusta saatte 700 km yi aşan hızıyla tsunami dalgası Boing 747 uçağı ile yarışabilir. Hızın çok yüksek olmasına rağmen, tsunami derin sularda tehlikeli değildir. Bir dalganın yüksekliği sadece 5 m olabiliyorken, açık okyanusta uzunluğu 750 km kadar varabilir. Böylece, çok küçük bir deniz yüzeyi eğimi oluşuyor ki, bu da derin sularda farkedilmeyip geçiyor. İşin doğrusu, Japonca kelime tsu-nami tam manasıyla “koy dalgası” olarak tercüme ediliyor.Tsunamilerin okyanus boyunca sessizce ve kendini belli etmeden hızla geçerek, sonra kıyısal sularda tahrip edici tahrip edici dalgalar halinde aniden zuhur ettiğinden dolayı koy dalgası denilmektedir.

Büyük tsunamilerin ulaştığı yerlerde çok uzak olabilir. Tahrip edici enerjisini kaynağından binlerce km. Uzaklıkta kıyılara taşıyabilirler. Hawaii, okyanus ortasında bulunduğundan dolayı Büyük Okyanustaki oluşan tsunamilere maruz kalmaktadır. 1895 yılından beri 12 tsunami Hawaii’ye gelip çarpmıştır. En tahrip edici olanı 1946 yılında olmuş ve 159 kişi, 3700 km uzaklıktaki Alaska’nın Aleut takım adalarından gelen dalgalardan dolayı hayatını kaybetmiştir. Bunun gibi uzaktan gelen tsunamiler şaşkınlığa uğratabilirler, ama en tahrip edicileri – geçen sene Papua Yeni Ginedeki felakettir – kaynağı yakın olandır. Lander; ölümlerin %90 kaynak 200 km uzaklıkta meydana geldiğini tesbit etmiştir. En göze çarpan örnek; Endonezya’nın Sunda Boğazındaki Krakatao Yanardağının felaketli patlamasından sonra, 120 km uzaklıkta 1883 yılında 30000 insanın ölümüne inanılmaktadır. Patlama sonucu oluşan dalgaları bir evin 12 katı boyunda olduğu gözlenmiştir.

Ortaya çıkma sebebine bağlı olmadan tsunamiler üç farklı fazla meydana gelirler. Su sütununu harekete geçiren bir güç tarafından başlatılma; kaynağın derin sulardan, sığ olan kıyısal alanlara yayılma; ve son olarak kuru toprağın su baskınına uğraması. Bunlardan, yayılma fazı en iyi anlaşılanı iken, doğuşu ve su baskını bilgisayar modellemesi daha güçtür. Modellemeler uzaktan gelecek tsunamilerin nereye çarpacağını tahmin etmeli ve felaket araştırmaları ile kurtarma ekiplerine ki bunlar güçlerini tsunaminin en şiddetli olacak yerine toplasınlar, bundan dolayı modelleme klavuzluk etmesi yönünden önemlidir.

Doğma, fayın hareketi gibi, deniz dibi hareketlerinin deniz yüzeyine farklı şekil veriptsumaye çevirdiği bir süreçtir. Bilgisayar modelleri, deniz-yüzey değişiminin deniz dibi yüzeyinkiyle aynı olduğunu kabul ediyorlar. Ama deniz dibi hareketlerinin direkt ölçülmesine hiç fırsat olmamamış ve galiba olmayacakta. Bunun yerine, araştırmacılar titreşimin farazi hayati modelini kullanırlar. Yerkabuğu katı tabakaların iki boyutlu yüzey birbiri üzerinden kaydıklarını varsayarlar. Bu durumda bize, tsunaminin ilk yüksekliğini tespit etmek için, farazi yüzeydeki her iki tabakanın kayma miktarı ve yüzeyin eni ile uzunluğu gibi, en az on tane parametrenin girilmesi gerekir. Modelciler, depremden sonra tsunami araştırma ekiplerine klavuzluk etmek için canını dişine takarken, sismik verilerden ancak farz edilen yüzey kırığın konumunu ve titreşimin kaynağını, büyüklüğünü ve derinliği tespit edebilir. Kalan parametreler ise hesaplanmalıdır. Sonuç olarak ilk modellemeye göre, bazen 5 veya 10 katına ulaşan su baskınının büyüklüğünü daha küçük gösteriyor.

Su baskınının boyutlarının küçük çıkması, tsunaminin ilk yüksekliğinin de tek yüzey kırık modeli sismik enerjiyi çok daha genişbir alana tevzi ettiği için normalden daha az ölçülmüş olabilir. Sismik verilerin analizi, birkaç yüz km yayılan deprem dalgalarından daha hızlı bir şakilde enerjiyi dağılım modelini hasıl etmez. Ama tsunami çoktan yere çarptıktan sonra, modellemeciler dağılma, kayıtlardan ve ekstradan deprem verilerinden ilk yüksekliğin büyüklüğünü hesaplayabilirler. Mesela, tek boyut modelini kabul ederek, artçı depremlerin alanları, asıl alanlardan daha küçük alanlarda yoğunlaşan sismik enerji anahtarlarını ortaya çıkarır. Sismik enerji, daha küçük alanlara odaklandığı zaman, deniz dibi dikey hareketleri ve bundandolayı tsunaminin ilk yüksekliği daha büyüyk olur. İdare edebilecek modellemeler ancak emek alıcı sıkı çalışma aylarından sonra elde edilebilir. Ama felaketle aynı çıkan her modelleme, bilim adamlarının tahmin yapabilme yeteneklerini arttırmaktadır.

Gelecek ay görüşmek üzere...

Esenlikle...

kyavuz@mutasyon.net


“The Matrix Reloaded” Açıklaması
Osmanlı'da "Hanım Eli" Mimarisi
StarWars
Daltonlar'ın Gerçek Hikayesi
Bir Web sitesi kuralım. Acaba başarabilecek miyiz???
Yüzüklerin Efendisi
Petronas İkiz Kuleleri (Petronas Twin Towers)
World Trade Center-Dünya Ticaret Merkezi
Reklam Nedir? Reklam Yapmanın Amacı Nedir?
Günlük Bir Ritmimiz Var: Biyolojik Zamanlama
Uyku ve Rüya
Aikido
Anne Sütü Kansere Çare Mi?
Tedavi ve Zihin Gelişiminde Müzik
Yeraltında Yolculuk ve Metropol İstanbul
Bir Kovan’da Geçen Ömür
Tsunami'nin Tabiatı


mutasyon.NET'e reklam verebilirsiniz. İrtibat için editörlüğe mail atınız.
mutasyon.net EDİTÖRDEN MAKALELER BÖLÜMLER GÖRÜŞLERİNİZ ÜYELİK NECİP FAZIL
MİSYONUMUZ KÜNYE BİZE KATILIN GİZLİLİK ŞARTLARI ZİYARETÇİ DEFTERİ