|
Osmanlı'da Harem
Soru: Batılı bir kısım yazarların Harem’le ilgili kitapları
hakkında neler söylenebilir?Bunlar gerçekleri yansıtıyor mu?
Batılı bir kısım yazarların Hare’le ilgili kitapları , erotik romanlar
gibidir ve tamamen hayali olan sahnelerle doludur.Burada Kitaplarda ki
hayal mahsulü iftiraları tek tek ele almamız fazlaca uzun süreceğinden
bu mesele ile ile ilgili 1960’lı yıllarda Harem’in restorasyonunda görevli
bir Fransız tarihçisi olan Robert Anhegger’i dinlemek gerekiyor:
“ Harem’in Avrupalıların yüzyıllarca yazıp çizdiği ile hiç bir alakası
olamdığını farkettim.Harem padişahın dilediği kadınla yatması için düzenlenmiş
bir kurum değil.Mimarisi bile vuna uygun değil. Padişahın cariyeleri görebilmesi
ve aralarından birini seçebilmesi mümkün değil.Kapılar daireler geçişler
buna göre planlanmamış.Cariyeler 25 kişilik koğuşlarda kalıyor,üst katta
yatan kalfaların sıkı denetimi söz konusu.Padişahın annesi kendi bölümünde,
padişahın kadınları ayrı bölümde, padişah ise kendi dairesinde. Padişahın
kadınını annesi seçip oğluna sunuyor.Padişahın kalkıpcariyeler bölümüne
geçebilmesi için kuş olup uçması lazım.Harem bir üniversite gibi düşünülmüş.
Cariyeler ise öğrenciler.Burada yaşayanların bir dakikası bile boş geçirilmiyor
sürekli bir eğitim biçki, nakış,müzik,....Cariyeler köle değil,hele cinsel
köle hiç değil, bence doğru deyim cariyenin padişahın evlatlığı olduğudur.”
Soru: Saray’daki cariyelerin hepsi Padişahların hanımları mıydı?
Yoksa görevleri nelerdir?
Osmanlı padişahları, harem dairesinde istihdam ettirdikleri veya aile
hayatı yaşadıkları cariyelerle şer-i şerifin hükümlerini aynen tatbik
etmişlerdir. Saray’daki cariyelerin sayıca artması Fatih zamanına rastgelir.
Nasıl devşirilen erkekler, Enderun Mektebinde terbiye edilerek Osmanlı
devleti’nin askeri ve idari üst makamlarına yükselme imkanı elde etmişlerse,
Harem Mektebine alınan cariyelerde zekalarına, ahlaklarına ve güzelliklerine
göre evvela haremin hizmetçisi statüsündeki grubu olan cariye, kalfa ve
ustalar makamlarına ve sonra da Padişahlar tarafından seçilmeleri halinde
(Bu seçim yukarıda da bahsettiğimiz gibi padişahın anneleri tarfından
oluyor, padişah ise sadece nihyi kararı veriyordu) Padişah ile karı-koca
hayatı yaşayan gözde, ikbal ve Kadın Efendi ve neticede Valide Sultan
payelerine kadar yükselme imkanları vardı. O halde Harem Mektebinde yetişen
cariyeleri iki gruba ayırabiliriz;
Birinci grub, asıl haremin ve padişah ailesinin hizmetini gören
cariyeler.Haremde azen ayıları 400-500’ e ulaşan cariyelerin % 90’ ı bu
gruba girer.Bunların Padişah ve ailesinin hizmetlerini görme dışında padişahla
aile hayayı yaşamaları mevzubahis değildir.Bunlar kendi aralarında seviyelerine
göre 1-Acemiler, 2-Cariyeler, 3-Kalfalar, 4-Ustalar olmak üzre
4 gruba ayrılılardı.Bunlar günümüzde bir çok insanın evlerinde paralı
çalışan hizmetçiler statüsünde idi, Ama bekar olduklarından her an padişahın
annnelerince seçilip 2. gruba girme imkanları vardı.Ayrıca bunlar istedikleri
herhangi biriylede evlenebiliyorlardı, böylece çırağ edilme adı altında
evlendirilip haremden çıkarılıyorlardı.
İkinci grub, ise padişahın ailesi idi ki padişah asla 4 kadından
fazlası ile aile hayayı yaşamamış, zaman zaman boşadıkları olmuşsada padişahlar
içinde 8 den fazla kadınla aile hayatı yaşayanı çıkmamıştır.Ama biraz
evvel de dediğimiz gibi padişahın aynı anda nikahlı bulunduğu yani aile
hayatı yaşadığı kadın ayısı dörttü.
Gelecek ay görüşmek dileğiyle..
gezikolik@gezikolik.net
wwww.gezikolik.net
www.kitapkolik.com
|