Kültür Anasayfa Editörden Makaleler Bölümler Görüşleriniz Görüşleriniz



 
 
 
 
 
 



Topkapı Sarayı - 5


Topkapi Sarayının Krokisi

Sevgili Okurlar dört ay önce başladığımız yazı dizimizin son bölümüyle huzurlarınızdayım. Evet bu gerçekten kolay olmadı. Dünyanın en büyük müzesini eski hali ve günümüz kullanım şekliyle birlikte anlatmak biraz zordu. Fakat güzel olan, buraları gezerken devamlı yeni birşeyler öğrenmek ve birşeylerden ders çıkarmaktı. Şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Sultan Portreleri ve Minyatürler Bölümü:


Üçüncü avluyu dördüncü avludan ayıran odalardan biride yanlamasına uzanan bu ada. İçi birhayli geniş. Şu sıralar Osmanlı Padişahlarının değişik zamanlarda yapılmış resimleri burada sergileniyor. En eski dönemlerden başlıyacak olursak öncelikle minyatürleri görebiliriz. Daha sonraları ise tablolar.

Kutsal Emanetler Bölümü:

Topkapı Sarayının ençok ziyaretci çeken yerlerinden birindeyiz. Burada kesintisiz 24 saat Kur'an okunmaktadır. Çünkü burada kutsal emanetler saklanmaktadır.

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sonrası Mekke'den getirttiği kutsal emanetlerin ogünden itibaren yanlarında devamlı Kur'an okunmaya başlanmış, ve bu adet 1930-1950 yıllarını saymazsak devamlı sürmüştür. Bu bölümde gerçekten çok ilginç şeyler vardır. Öncelikle koridora giriyoruz. Tam karşımızda, birdönem Kabe'ya takılı olan eski ahşap bir kapı görmekteyiz. Hemen yanında Hz. Ebubekir Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'ye ait olan kılıçlar sergilenmektedir. Yine Osmanlı dönemine ait gümüşten yapılma Kudüs maketi de oradadır.

Yan odaya geçiyoruz. Camekanlar içinde Peygamber Efendimizin ayak izleri, yabancı ülke hükümdarlarına gönderdiği mektuplar ve sakal-ı şerifler görülmektedir. Yine aynı odada Peygamber Efedimizin her yıl Ramazan Ayında açılan Hırkay-ı Saadetleri ve kılıçları mevcuttur.

Şimdide koridorun diğer ucundaki odaya geçiyoruz. Burada diğer peygamberlerin eşyalarını görmek insanı heyecanlandırıyor. Mesela Hz.İbrahim'in çanağı, Hz. Musa'nın asası, Hz.Yusuf'un sarığı gibi. Tarih öncesi dönemlerden bugünlere kadar gelebilen bu eşyalar, bu kişilere çevrelerindeki insanların ne derece muhabbet beslediğini gösteriyor.

Bağdat ve Revan Köşkleri:

Üçüncü bir kapıdan Topkapı Sarayının dördüncü avlusuna çıkıyoruz. Burada birbirlerinden belli uzaklıklarda köşkler var. Bunlar muhtelif zaman dilimlerinde, belli amaçlar için, Osmanlı Padişahları tarafından inşa edilen yapılar. İşte onlardan şuan bize en yakın olanı Revan Köşkü. 4.Murat'ın Revan seferi galibiyeti anısına yaptırılmış. Biraz ilerde Revan Köşkünden daha büyük ve görkemli olan Bağdat köşküde Bağdatın yeniden fethi sonrasında yine 4.Murat tarafından inşa ettirilmiş.

Avluda ilerlerken bukez sultan 3.Ahmet in emriyle yapılan başka bir yapıyla karşılaşıyoruz. Padişah buradan bahcedeki laleleri seyredermiş. Malum, devir lale devri ve o dönemde İstanbul'un birçok yeri gibi sarayda lalelerle süslü.

Dördüncü avlunun denize bakan uç kısmına geldiğimizde son derece süslü, mimari olarak Topkapı Sarayının geneline hemen hiç benzemeyen bir yapıyla karşılaşıyoruz. Bu köşkün adıda Mecidiye Köşkü. Topkapı Sarayına yaptırılan son bina olan Mecidiye Köşdü Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilmiş. Zaten kısa bir süre sonrada Dolmabahce Sarayı yaptırılarak oraya taşınılmış.

Dış bahce ve havuzlar:

Artık Topkapı Sarayının sarayburnu kıyılarını kaplayan dış surları ile 4.avlu arasındayız. Buralar bahcelerle süslü. Zamanında buralarda spor müsabakalarıda düzenlenirmiş. Hatta sultan 4.Murat, bu müsabakaları seyredebilmek için bahcelere bakan bir duvara taştan bir oturma koltuğu koydurmuş. Bu orijinal koltuğu da bugün burada görebilirsiniz. Bahcelerin aralarıdaki havuzlar ve üzerlerindeki nilüferlerde kesinlikle görmeye değer.

Köşkler bölümünde söylediğimiz gibi, Sultan Abdülmecid'in Dolmabahce Sarayını inşa ettirerek oraya taşınması üzerine Topkapı Sarayı bakımsız kalmış ve içinde insan yaşamadığı için hızla eskiyen her bina gibi, yıpranma sürecine girmiştir.

Cumhuriyetin kurulmasından birsüre sonra burayla ilgilenilmeye başlanmış ve günümüzde müze haline getirilmiştir.
Osmanlı devletinin 400 yıl yönetim binaları ve Osmanlı Devlet erkanının çalışmal mekanları olan, hepsinden önemlisi Osmanlı Padişahının özel yaşantısını da geçirdiği bu mekan kimbilir o dönemlerden bu günlere nelere şahit oldu. Bizler o eski taşların neler anlattığını anlayamasakta değişik emmarelerden anlamlar çıkararak bunları çözmeye çalışmaktayız ve her çıkardığımız mana ile atalarımıza ve onların ibretli örnek hayatlarına biraz daha yaklaşmaktayız.

Yazımızı bitirirken sizlere tavsiyem oraları gezerken sanki o dönemin içindeymişcesine gezin ve biraz olsun çabalayın, o olaylar orada acaba nasıl cereyan etti.

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Selamlar......

gezikolik@gezikolik.net
wwww.gezikolik.net
www.kitapkolik.com


Osmanlı Kadınefendi Mimarisi
İstanbul Surları ve Kapıları
Osmanlı Mezar Taşlarının Dili
Şehit Sadrazam
Çanakkale'de Sahebe Şuuru
Edirnekapı'daki Çanakkale Şehitleri
En Güzeli Sevmek
Dadaş Yurdu Erzurum
Mimar Sinan'in Dünya Üzerindeki Tek Resmi
Şehzadeler Şehrinden Selamlar - Manisa
Serhat Şehrine Seyahat - Edirne
Beklenen Misafir
Amerikalı bir aile ile üç gün
II. Abdülhamid'in İngiliz Siyaseti
Bir Fransızın Gözüyle İstanbul ve Osmanlı İnsanı
Topkapı Sarayı - 5
Topkapı Sarayı - 4
Topkapı Sarayı - 3
Topkapı Sarayı - 2
Topkapı Sarayı - 1
Dünyayı 1500 Yıl Yöneten Meydan
Karaköy'den Beyoğlu'na
Galata Kulesinin Gizemi
Önce Selam
Veda
Devr-i İstibdat mı?
Osmanlı'da harem
Osmanlı, devlet mi, imparatorluk mu?
Giriş


mutasyon.NET'e reklam verebilirsiniz. İrtibat için editörlüğe mail atınız.
mutasyon.net EDİTÖRDEN MAKALELER BÖLÜMLER GÖRÜŞLERİNİZ ÜYELİK NECİP FAZIL
MİSYONUMUZ KÜNYE BİZE KATILIN GİZLİLİK ŞARTLARI ZİYARETÇİ DEFTERİ