|
Topkapı Sarayı - 1
İşte yeniden beraberiz. Eğer tarihin derinliklerine dalmaya hazırsanız
seyahatimize hemen başlayabiliriz. Bu yazımızda adını hemen hepimizin
duyduğu belki birçoğumuzun gezdiği bir yere gideceğiz. Dünyaya uzun yıllar
hükümran olmuş bir bina; burası Topkapı Sarayı...
Bu yapıyı anlatmaya başlamadan önce Topkapı Sarayının şu an dünyanın
en büyük müzelerinden biri, hatta birçok tarihciye görede dünyanın en
büyük müzesi olduğunu söyleyerek başlayalım. Çünkü altı asır dünyayı yöneten
bir İmparatorluğun yaklaşık 4,5 asrında gözlerin çevrili olduğu bu mekan
dünyanın dörtbiryanını anımsatan işaretlerle ve eşyalarla dolu. Gerçi
bugün bunların çok azı sergilenmektedir ama inşaallah birgün diğerleri
de günyüzüne çıkarılır ve bizlerde gereği gibi istifade edebiliriz. Sanıyorum
artık hazırsınız. Öyleyse başlayabiliriz.
Topkapı Sarayının Dünü:
Fatih S.Mehmet İstanbul'u fethettiğinde Bizans İmparatorluk sarayını
harab halde bulmuştu. Çünkü yaklaşık 200 yıl önce gerçekleşen Latin İstilasında
bu saray harabe haline getirildikten sonra Bizanslılar birdaha bu sarayı
kullanmamışlar, bugünkü Fatih Külliyesinin olduğu yerdeki başka bir sarayda
yaşamışlardı.
Fatih S. Mehmet bugün Bayezid Semtinde İstanbul Üniversitesinin olduğu
yerde yeni bir saray inşaatına başladı. Fakat burayı farklı bir amaçla
kullanarak, kendisi bugünkü Topkapı Sarayının olduğu bölgede yaşamaya
başladı. Çünkü sarayburnu dediğimiz bu mekan hem stratejik bir öneme sahipti
hemde Roma ve Bizans'ınde merkezi bölgesiydi.
Fatih'in yaptırdığı çok mütevazi birkaç binadan sonra her başa geçen
padişah buraya ek binalar yaptılar. Böylece Topkapı Sarayı organik bir
şekilde büyümeye başladı. Topkapı Sarayını Avrupadaki diğer saraylardan
ayıran en önemli yönlerden biride işte bu şekillenme tarzıdır. Avrupa
sarayları baştan tüm şekliyle planlanıp yapılırken Topkapı Sarayı yavaş
yavaş büyümüştür.
Büyümenin yanında zaman zaman meydana gelen yangınlarla bazı binaları
kayboldu. Osmanlı Devletinin genişleme sürecinde büyüyen saray, devletin
duraklama döneminde de büyümesini sürdürdü. Daha sonra daha detaylı deyineceğimiz
Topkapı Sarayının buruna bakan kısmında 3.Ahmet'den 4.Murat'a kadar padişah
köşkleri inşa edildi. Saray çalışanları da hergeçen gün artmaktaydı. Son
zamanlarda 4-5 bini bulan bu kişiler sarayın tesislerinde barınıyor orada
yiyip içiyorlardı.
İlginç bir ayrıntı da 17.yy sonrası çıkan isyanlar nedeniyle sarayın
daha bir korumaya alınması oldu. Saray duvarları yükseltildi. Padişahlar
bu dönemde daha bir saraya kapandılar. Böylece dış dünyada bulunabilecek
şeyler saray içine taşınmaya başlandı. Hatta saray içi mimariye bile bunun
yansımaları oldu. Duvar süslemelerinde tabiat daha çok resmedilmeye başlandı.
Topkapı Sarayına son köşkü inşa eden padişah Sultan Abdülmecid'dir. Sultan
Abdülmecid daha sonra Dolmabahce Sarayını inşa ettirerek oraya taşınmış,
böylece Topkapı Sarayı ikinci planda kalmıştır. Bu ilgisizlik karşısında
yavaş yavaş eskimeye başlayan saray Cumhuriyet'ten sonra derin restore
çalışmaları ile biraz toparlanabilmiştir. Sarayın harem bölümü yakın zamana
kadar bu çalışmalar dolayısı ile kapalı idi. Şuan Onlarca salon ve odadan
oluşan bu bölümün sadece birkaç odasını gezebiliyorsunuz. İnşaallah ilerde
diğer bölümlerini de ziyarete açarlar temennisi ile bu bölümüde noktalıyoruz.
Birsonraki yazımızda sizlerle Topkapı Sarayının içine girerek adım adım
bu esrarengiz mekanı gezeceğiz. Yıllarca dünyaya hükmetmiş bu mütevazi
mekandaki yapıları ve bu yapılar içindeki eşyaları inceleyeceğiz. Eğer
varız diyorsanız hepinizi birsonraki sayıya bekliyorum.
Selamlar...
gezikolik@gezikolik.net
wwww.gezikolik.net
www.kitapkolik.com
|