|
UFO (undefined flying objects) - 2
UFO’ LARIN ÇALIŞMA PRENSİBİ
Lazar’a göre dev hangarlarda UFO benzeri uçan disklerin deneyleri yapılıyor
ve uçuş prensipleri deneniyordu. Lazar, disklerin uçabilmesi için adına
“Yerçekimi Amplifikarü” denen bir aygıt geliştirmişti. Aygıtın planları
dünya dışı canlılar tarafından hazırlanmıştı.İki tür UFO bulunuyordu,
birisi “Omicron” adı verilen bir gezegen veya yıldız çevresinde kısa yolculuklar
yapabilen diskti. “Delta” adlı diğer tip ise, uzay-zaman alanı içinde
hareket edebilen ve bu şekilde yıldızlar ve galaksiler arası yolculuk
yapabilen olağanüstü bir araçtı. Araçların üçüncü ve bir başka tipi ise
hem Omicron, hem de Delta konumuna geçebilen bir modeldi. Bu diskler veya
araçlarla ilgili tüm bilgiler vardı ve de uygulanıyordu.

Lazar dünya dışı canlıların ikili bir yıldız sistemi olan Zeta 2 Reticu
yıldızının dördüncü gezegeninden geldiklerini iddia ediyordu. Dünya dışı
canlılar Lazar’ a göre boyları 1-1.5 m arasında, ağırlıkları 15 ila 30
kg arasında hemen hemen yürümeye yeni başlayan bir çocuk görünümündeydiler.
Başları büyük, her yönü görebilen badem şeklinde kocaman gözleri vardı
ve genelde saçsızdılar. Daha çok mavi renkte tek parça tayt benzeri bir
giysi ile görülmüştüler. Lazar’ ın anlattıkları gerçekten ilginçti. Disklerin
reaktörlerinin çalıştığını söylüyor ancak kısa süre sonra bu benzinin
bizim kullandığımız benzinden çok farklı olduğu anlaşılıyordu. Lazar’
ın iddiasına göre çok yüksek oktanlı ve petrolden olmayan, atom sayısı
115 olan bir elementten üretiliyordu. Bu element ise bizim kullandığımız
periyodik cetvelde bulunmuyor. Lazar, Element 115’ in bilinen elementler
gibi tek yönlü değil, iki ayrı amaçla kullanılabilen bir element olduğunu
belirtiyor ve açıklıyordu:
“Dünya biliminin henüz bilmediği ve özelliğini tanımlayamadığı yerçekimi
enerjisini Element 115 sağlıyor ki, bunun adı A enerjisi. Bu enerji Element
115’ in çekirdeğinden kaynaklanıyor ve yayılıyor, ikinci olarak da, Element
115 anti-madde radyonunun kaynağı, bu da gereken gücünü oluşturuyor.”
Lazar’ ın bu sözlerinden şu anlam çıkıyor; Her disk kendi içinde birer
minik gezegen olarak kabul edilebilirler.
Lazar’ ın anlatımına göre, yukarıda adı geçen Çekim ve Uçuş Amplifikarü’
nün sistemi A enerjisini bir yere odaklayarak, uzay-zaman bükülmesini
sağlıyordu. Uzay-zaman bükülümü ise, bir astro-fizik deyimi, basit bir
anlatımla ışık hızından çok daha fazla bir süratle zamanın ve üç boyutlu
uzayın dışında mekan değişimi olarak düşünülüyordu. Uzay-zaman bükülmesi
yine bir astro-fizik tanımıyla bir “Kara Delik” in çekim alanı kadar bir
güç alanını oluşturuyor. Böylece elde edilen dev enerji, ışık yılı gibi
çok büyük uzaklıkların aşılmasını sağlıyordu. Yani bir uzay-zaman bükülümü
içinde yolculuk yapılırken, Element 115, Element 116 denen bir başka elemente
dönüşerek bir anti-madde alanını oluşturuyordu. Sözü edilen A enerjisi
böyle sağlanıyorken, Delta durumuna geçildiğinde A enerjisi, uzay-zaman
bükülümünü sağlayınca bir tür kara delik ortaya çıkıyor ve ışık yılları
aşılabiliyordu.

UFO’ LAR GÖRÜLÜYOR
1990’ lı yıllar UFO olaylarının arttığı yıllar oldu. 1997’ de çok büyük
bir UFO’ nun Kuzey Avustralya’ daki bir demiryolu yük istasyonunun yakınına
indiği bildirildi. UFO’ yu istasyona yükleme yapan tüm işçiler gördüler.
Olayın görüldüğü yer, Queensland eyaleti, Kajabbi bölgesi, istasyon Brisbane’
in 1936 km kuzey batısındaydı. Yük trenine yükleme yapan işçiler gök cismini
“dev bir bina” ya benzetiyordu.
19 Şubat 1998’ de, ABD basınında bir hayli tartışılan bir başka olay
meydana geldi. İki grup dağcı 19 Şubat 1998’ de Toms Irmağı’ nda UFO gördüklerini
iddia etmişti. Grubun birisi zaman kaybına uğradıklarını belirtiyordu.
Aynı gün öğleden sonra 04:30 sıralarında Ellis Smith, yanındaki 9 yaşındaki
oğlu ve 5 yaşındaki kızıyla beraber Toms Irmağı üzerindeki UFO’ nun akrobatik
hareketlerini izlediklerini iddia ettiler.
18 Şubat Perşembe günü, ABD Deniz Kuvvetleri’ ne ait bir helikopter,
deney amacıyla uçuşa çıktı ve bir kaza sonucunda California, Sequoia Ulusal
ormanına düştü. Beş kişilik mürettebat kurtulamadı. Kazadan hemen sonra,
Şerif Mike ve ekibi Kem Irmağı yanındaki kaza yerine ulaştılar. Şerif
“Sun Chronicle” gazetesine verdiği demeçte şöyle diyordu: “Kza yeri Mojave
Çölü’ nün 100 km doğusudur. Oraya ulaştığımda kurbanlara dokunmamam, askeri
yetkilileri beklemem emredilmişti. Ölenlerin kimlikleri belirtilmiyordu.”
Aynı gün, güneydeki Fresno Bee’ de bir çok kişi saat11:00 civarında Kem
Irmağı üzerinde parlak bir cismi rapor etmişlerdi ve haberlerin gelmesinden
birkaç saat sonra helikopter kazası gerçekleşti. Bu olaylara benzer yüzlerce
olay anlatmak mümkün.
Aslına bakılırsa ülkemizde yaşanan UFO olaylarının sayısı ve içeriği
hiç de azımsanacak gibi değil.
Ama biz konuyu burada bitiriyoruz..
yektarslan@yahoo.com
|